Volplaning türkçesi Volplaning nedir

Volplaning ingilizcede ne demek, Volplaning nerede nasıl kullanılır?

Volplane : Motoru kapatarak havada uçmak. Süzülme. Süzülmek. Süzülerek uçmak.

Volplaned : Süzülme. Motoru kapatarak havada uçmak. Süzülmek.

Volplanes : Süzülmek. Motoru kapatarak havada uçmak. Süzülme.

İngilizce Volplaning Türkçe anlamı, Volplaning eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Volplaning ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Oozing out : Damlama. Sızmak. Sızdırmak. Taşma. Kaçak yapmak. Sızma.

Floats : Sahnenin önünde yerde bulunan ışıtaçlar. bunlar bugünkü tiyatrolardan kaldırılmıştır. Yüzdürmek. Dolaşmak. Kurmak (şirket). Su üzerinde durmak. Yer ışıkları. Taban ışıtaçları. Piyasaya çıkarmak. İşlik düzlüğünün tabanına, görünçlüğü önden aydınlatacak biçimde yerleştirilen bir dizi ışıtaç. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Gliding : Süzülerek gitme. Kayma. Planörcülük. Akış. Planörle uçma. Planör ile uçma. Süzülerek uçma. Kayan. Akma.

Infiltration : Sızma. Gizlice sokulma. İnfiltrasyon. Sızdırma. Doku veya organda bulunmaması gereken hücre, ödem sıvısı veya herhangi bir materyalin birikmesi, yayılması veya normalden fazla bulunması. süzme veya süzülme. dokuya sızan veya toplanan madde. Yağmur ve kar sularının, çatlak ya da geçirimli katmanlardan yeraltına geçmesi olayı. Kapı, pencere aralıklarından oda havasının değişmesi. Gerçek kimliğini gizleyerek girme (örgüt veya kuruluş vb'ne). Coğrafya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

Percolate : Filtre etmek. Sızmak. Filtreden geçirmek. [#süzme Süzmek]. Sızdırmak.

Drains : Kurutmak. Suyunu çekmek. Pansuman yapmak. Yarayı temizlemek. Boşaltmak. Akmak. Akıtmak. Süzmek. Tüketmek.

Float : Görüş almak. Su yüzünde götürmek. Yüzdürücü. Olta, ağ vb. avlanma aracının suda yüzmesini veya orta su kesiminde belli bir derinlikte kalmasını veya yüzmesini sağlamak doğal ve yapay mantar, içi hava dolu plastik, polyester, fiberglas malzeme, ağaç, sertleştirilmiş lastik ve strafor vb malzemelerden yapılandırılmış ve farklı biçimlerde olabile yapılar. Dolaşmak. Yüzeç. Kurmak şirket. Uzak duruş.

Hovering : Civciv yuvası. Süzülüş. Üstünde uçmak. Duraksamak. Helikopter veya hovercraftin hava yastığı üzerinde durması. Etrafında gezinmek. Sallanmak.

Percolation : Sızma. Madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Süzme. Dipteki gözenek ve çatlaklar yoluyla, suların yeraltına kaçma olayı. Perkolasyon. Sızıntı. Suyun taş veya toprak içinde hidrostatik basınçla oluşan hareketi. suyun toprakta, belli bir kanal olmaksızın yeraltı su tabakasına doğru yaptığı hareket.

Volplaning synonyms : emulge, permeation, drain, infiltrations, permeations, percolates, distil, flow, be filtered, drainage, distills, distill, dribble down, floated, filtration, filters, filter, drainages, creep away, volplanes, distils, volplaned, volplane.