Water closet türkçesi Water closet nedir

  • İnsan dışkısının pissu döşemine atıldığı, oturak gibi kullanılan bir araç.
  • [#kabin Kabine].
  • Oturma helataşı.
  • Wc.
  • Sifon ve suya sahip tuvalet.
  • Ayakyolu.
  • İçindeki pislikleri pissu döşemine bir emme yardımıyla akıtan oturma helataşı.
  • Derin helataşı.
  • Hela.
  • Tuvalet.
  • Abdesthane.
  • Klozet.
  • Yüznumara.
  • Kısaca wc.

Water closet ingilizcede ne demek, Water closet nerede nasıl kullanılır?

Water : H2o; yer yüzeyinin en büyük bölümünü oluşturan, kimyaca çok kalımlı, renksiz, kokusuz, tatsız sıvı. Kedi köpek vb'ne su vermek. Su. Yaşarmak. Suluboya. Islatmak. Su vermek. Harelemek. Kimyasal formulü h2o olan, 4o c’de maksimum yoğunluğa ulaşan, sıvı, gaz veya buz olarak dünya yüzeyinin % 70,8’ini kaplayan bileşik.

Closet : Gömme dolap. Küçük oda. Tuvalet.

Siphon jet water closet : Emmeli helataşı. Hızla fışkırtılan su yardımıyla bir emme yapan ve pissu ile dışkıları döşeme akıtan oturma helataşı.

Water activity : Serbest su. Su aktivitesi. Bir gıda maddesinin su buharı basıncının, aynı sıcaklıktaki damıtık suyun buhar basıncına oranı, aw. Su etkinliği.

Water agreement : Su sözleşmesi. Su anlaşması. Su kaynaklarıyla ilgili olarak yapılan anlaşma.

Water ampoule : Su sıkılama torbacığı.

İngilizce Water closet Türkçe anlamı, Water closet eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Water closet ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Comfort station : Halka açık tuvalet. Umumi tuvalet. Umumi hela.

Washroom : Lavabo. Çamaşırlık.

Dress clothes : Gece elbisesi.

Flush tank : Hela rezervuarı. Rezervuar. Biriktirici. Helataşının yıkanmasında kullanılan su haznesi. Yıkama deposu. Tuvalet üstündeki su haznesi. Tuvalete ait rezervuar.

Commodes : Oturaklı iskemle. Şifoniyer. Komodin. Çekmeceli dolap. Oturak. Lazımlık iskemlesi. Şifonyer. Konsol.

Urinal : Pisuvar. Pota. Çişlik. Pisuar. Sürgü. İşeme duvarı. İdrar kabı. Ördek. Sidiğin pissu döşemine akıtıldığı yer.

Cubicle : Hücre. Odacık. Göz. Küçük bölme. Diğer bölümlerden ayrılmış küçük bölme veya ofis. Kabin. Küçük oda.

Flushing box : Tuvalet su deposu. Tuvaleti temizlemek için içinde su bulunan ve sifon çekildiğinde içindeki suyu tuvalet içine boşaltan su haznesi.

Bog : Bataklığa gömülmek. Batağa saplanmak. Çıkmaza girmek. Batak. Batağa sokmak. Kenef. Bataklık. Kaba kenef.

Latrines : Şantiye helası. Askeriyedeki tuvalet. Sahra helası.

Water closet synonyms : cabinets, restroom, urinals, crapper, toilet, cabana, toilet seat, closets, surgery room, cabinet, cloakrooms, cabanas, cabinet council, closeting, commode, the cabinet, clow, cubicles, bathrooms, consulting room, loo, privies, latrine, privy, loos, toilet bowl, toileting, dinner dress, cloakroom, rest room, bathroom, bogging, bogs.