Way out türkçesi Way out nedir

Way out ile ilgili cümleler

English: I need to find a way out of this problem.
Turkish: Bu sorundan bir çıkış yolu bulmak zorundayım.

English: I think I know a way out of here.
Turkish: Sanırım buradan çıkmanın bir yolunu biliyorum.

English: I can't see a way out of this.
Turkish: Bunun dışında bir yol göremiyorum.

English: I finally found my way out of the confusing maze.
Turkish: Sonunda kafa karıştırıcı labirentin çıkış yolumu buldum.

English: He's way out of my league.
Turkish: O benim klasıma uymuyor.

Way out ingilizcede ne demek, Way out nerede nasıl kullanılır?

Way : Başarmak. Taraf. Yöntem. Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır. Davranış tarzı. İş alanı. Huy. Uzak mesafede. Davranış. Kolcuğun veya anahtarın konumlarından her biri.

Out : Ortaya çıkmak. Dışarı çıkarmak. Meydana çıkmak. Dışarıda. Çıkarmak. Kendini belli etmek. Dışarı. Nakavt etmek. Bayılmak. Yanmak.

Way out of his league : Onu aşan bir şey. Onun boyunu aşan nitelikte. Ona çok fazla. Üstesinden gelmek için çok zorlanacak.

Be on its way out : Devri kapanmak üzere olmak.

Be way out in left field : Fena halde yanılmak. Iskalamak.

 

Find a way out : Yolunu bulmak. Çözüm bulmak. Bir yolunu bulmak.

Found a way out : Bir çıkış bulmuş. Bir yolunu bulmak. Yolunu bulmak. Bir çözüm bulmuş. Çözüm bulmak. Bir çıkış yolu bulmuş.

İngilizce Way out Türkçe anlamı, Way out eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Way out ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cloying : Boğucu. İğrenç. Bıktırış. Tiksindirici. Bıktıran.

Resolution : Önerge. Kararlılık. Teklif. Ayrışma. Bilgisayar, biyoloji, hukuk, fizik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Rezolüsyon. Çözülüm (müzik terimi). Çözme. Ayırma gücü. Dokunun iyileşmesi.

Expediences : Önlem. Uygunluk. Belki doğru olmayan fakat elverişli bir çareye başvurma. Çıkar. Muvafıklık. Menfaat. Münasebet. Şahsi menfaat. Çare.

Steamed up : Tepesi atmış. Küplere binmiş. Buğulu.

Cruelly : Aşırı bir şekilde. Acımasızca. Zalimce. Gaddarca. Melunca. Son derece. İnsafsızca.

Out : Meydana çıkmak. Kendini belli etmek. Yanmak. Dışarı. Dışarı atmak. Dışarı çıkarmak. Dışarıda. Ortaya çıkmak. Kovmak.

Acutes : Keskin. Güçlü. Dar. Ağır. Akut. Sivri. Açıkgöz. Şiddetli. Zeki.

Acuter : Akut. Sivri. Ağır. Dar. Dar (açı). Zeki. Keskin. Güçlü. İlerlemiş.

Acutest : Açıkgöz. Ağır. Güçlü. Zeki. Keskin. Dar. Dar (açı). İlerlemiş. Sivri.

Denouements : Son. Netice. Sonuç. Akıbet.

Way out synonyms : egresses, out of sight, blazed, exit road, shifts, bottomless, enigmatic, healers, uplinks, eerie, wrecked, expediencies, legless, egress, outlet, eerier, solution, steaming, inexplicable, mystic, occult, inscrutable, plastered, crass, healer, logout, checkouts, ascent, mystics, steamed, eery, excitations, formula.