Ween türkçesi Ween nedir

Ween ile ilgili cümleler

English: "Mom, please can I have a biscuit?" "No, you can't; you shouldn't eat between meals."
Turkish: "Anne, bir bisküvi alabilir miyim lütfen?" "Hayır, alamazsın; öğünler arasında yememen gerekir"

English: A tenancy agreement is a legally binding document between a landlord and their tenant.
Turkish: Bir kira sözleşmesi, ev sahibi ve kiracıları arasında yasal olarak bağlayıcı bir belgedir.

English: A skull shaped asteroid flew by the Earth on Halloween.
Turkish: Bir kafatası şeklinde bir asteroid, Cadılar Bayramı'nda Dünya'nın yanından geçip gitti.

English: "Mum, can I have a biscuit?" "No, you shouldn't eat between meals."
Turkish: "Anne, bir bisküvi olabilir miyim?" "Hayır, öğünler arasında yememelisin."

English: A connection between personality and blood type has not been scientifically proven.
Turkish: Kişilik ve kan grubu arasında bir bağlantı bilimsel olarak kanıtlanmadı.

Ween ingilizcede ne demek, Ween nerede nasıl kullanılır?

Weende analysis system : Almanya’da weende araştırma istasyonunda çalışan henneberg ve stohmann adlı araştırıcıların 1865 yılında geliştirdikleri, yemlerde su, ham kül, ham protein, ham yağ, ham selüloz ve azotsuz öz maddenin belirlendiği sistem. Weende analiz sistemi.

 

Weened : Düşünmek. Beklemek (eski kullanıma). Ummak. Farz etmek. Sanmak. Ümit etmek. Amaçlamak.

Weenie : Küçük. Minik. Dışlanmış. Bir tür baharatlı sosis. Salak. Bir tartışma grubunda hevesli ve tecrübesiz kullanıcı (internet). Bir çeşit sosis. Budala. Serseri. Sosis.

Weenier : Mini mini. Daha küçük. Daha minik. Ufacık. Minnacık. Minicik.

Weenies : Erkeklik organı (argo terim). Sosis. Kolayca yenilebilen oyuncu (internet üzerinden oynanan quake world oyununda). Dışlanmış. Minik. Bir çeşit sosis. Bir tür baharatlı sosis. Belirli bir alanda uzman olan kimse (bilgisayar programlama). Ufaklık. Pipi.

Teeny weeny : Minik. Mini mini. Küçücük. Minicik. Ufacık.

Weensiest : En minik. En küçük.

Weeny : Ufacık. Mini mini. Küçücük. Minicik. Minnacık.

Anytime between : Bu tarihler arasında.

Weens : Ummak. Farzetmek. Sanmak. Amaçlamak. Farz etmek. Ümit etmek. Düşünmek. Beklemek (eski kullanıma).

İngilizce Ween Türkçe anlamı, Ween eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ween ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sob : Hıçkırıklara boğulmak. Hıçkırık. Hıçkıra hıçkıra ağlamak. Hıçkırarak ağlamak. Hüngür hüngür ağlamak. Hüngürtü. Ağlarken içini çekme. Hüngürdemek. Hıçkırmak. İç çeke çeke ağlamak.

Be out for : Sahip olmayı amaçlamak.

Calculate upon : Tahmin etmek. Beklemek.

Looked : Bakmak. Görünmek. Göstermek.

Period : Regl. Ders. Dönüm. Ders saati. Kendine özgü bir özellik taşıyan bir zaman parçası, periyot, dönem. Periyot. Dönüm (astronomi terimi). Çağ. Çekit. Süre.

 

Call : İddia etmek. Aramak (telefon). Lakap takmak. Dava açmak. Adlandırılmak. Adlandırmak. Adamla getirtme. Seslenmek. Söylemek.

Flatter oneself : Hayaline kapılmak. Kendini inandırmak. Gururlanmak.

Deeming : Varsaymak. Addetmek. Kıyas etmek. Dikkate almak. İnanmak. Görmek. Zannetmek.

Fanciest : Süslü. Süs. İstemek. Tasavvur etmek. Sevmek. Aklında canlandırmak. Moda. Fantezi. Zannetmek.

Purposing : İstemek. Niyet etmek. Maksat. Kastetmek. Niyetinde olmak. Gaye. Tasarlamak. Amaç. Takip etmek.

Ween synonyms : shibah, express feelings, express emotion, time period, week from monday, period of time, passion week, rag week, hypothesised, mewl, hypothesise, allowing, whimper, hoped, supposes, holy week, postulating, have something in prospect, suppose, associate, snivel, bethink, cerebrating, seek, posit, pule, account, expects, foresees, bawl, cry, tear, weening.

Ween zıt anlamlı kelimeler, Ween kelime anlamı

Laugh : Gülüşme. Kahkaha atmak. Kahkahayla gülmek. Hande. Gülme. Eğlenmek. Gülerek neden olmak. Sevinmek. Gülüş. Gülmek.

Old : Yaşlı. Köhne. Eski. Eski zamanlar. Pişkin. İhtiyarlamak. İhtiyar. Eskimiş. Kart. Önceki.

Ween ingilizce tanımı, definition of Ween

Ween kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To fancy. To think. To imagine.