Weigh down türkçesi Weigh down nedir

Weigh down ingilizcede ne demek, Weigh down nerede nasıl kullanılır?

Weigh : Tartıya vurmak. Gelmek (kilo). Gelmek (ağırlık). Önemi olmak. Kantara vurmak. Belirli bir ağırlık gelmek. Çekmek (belirli bir ağırlık). Çekmek. Ölçüp tartmak. Düşünüp taşınmak.

Down : Aşağısında. Aşağıya doğru. Boyunca. Yere yıkmak. Yıkmak. Beri. Alaşağı etmek. Yere sermek. Çabucak içmek.

Weigh against : Aleyhine olmak.

Weigh against somebody : Aleyhinde konuşmak. Karşı olmak.

Weigh anchor : Vira etmek. Demir almak. Demiri almak. Demiri vira etmek. Geminin veya teknenin sefere çıkmasından önce çapasını çekmesi.

Weigh bridge : Köprü kantar.

İngilizce Weigh down Türkçe anlamı, Weigh down eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Weigh down ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Weight : Ölçmek. Sıklet. Bir konumsal gösterimde, her bir basamağın, gerçek sayıya eklenen katkısının değerini belirtmek üzere, o basamaktaki sayı değerinin çarpılacağı katsayı. Gülle. Ağırlık. Ağırlaştırmak. Çatıyı gergin tutmada kullanılan ağırlık. sahnede bir şeyi gergin tutmak için kullanılan ağırlık gereci. tiyatro konuşmasında ünsüz harflerin ortaya çıkmasıyla organların tembelliğinden doğan durum. Bir cisme yer'in ya da başka bir gökcisminin uyguladığı çekim kuvveti. Bir ölçme sürecinde belli sınar ve terimlerin, göreli konumunu ya da nicel payını gösteren sayısal değer.

 

Assuaged : Dindirilmiş. Dindirmek. Yatıştırmak. Hafifletmek.

Brays : Dövmek (havanda). Anırtı. Anırmak. Dövmek. Kulak tırmalayıcı ses. Anırır gibi bağırmak. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Anırma. Haykırmak.

Plied : İcra etmek. Eğmek. Sıkıştırmak. Kullanmak. İşletmek. Dayamak (yiyecek). Durmadan vermek. Yapmak.

Embarked : Girişilmiş. Yüklenmek. Bindirilmiş. Girişmek. Yolcu almak. Yatırmak. Uçağa yüklenmiş. Atılmış. Yatırılmış. Gemiye bildirilmiş.

Bear against : Sıkıştırmak. Baskı yapmak. Karşı koymak.

Bow down : Diz çökmek. Boyun eğmek.

Weighing down : Hükmedilmiş. Ezilmiş. Sıkılmış. Ağırlaştırılmış yükü ağırlaştırılmış.

Downloaded : Yüklenen. Yüklenenler. Karşıdan indirmek. Dosyaları bir modem aracılığıyla uzak bir bilgisayardan kopyalamak. İndirmek. Karşıdan yüklemek.

Ply : İşletmek. Durmadan vermek. İki veya daha çok nokta arasında düzenli seferler yapmak. Sıkıştırmak. Katmer. Çalışmak. İcra etmek. Düzenli sefer yapmak. Kat. İş yapmak.

Weigh down synonyms : drive somebody to the wall, burden, domineered, overweigh, allayed, appease, ascribes, plying, overweighing, appeases, brayed, crush out, overweighs, burthens, asswage, moping, besiege, outweigh, burden with, crunches, bear down, domineer, outweighs, assuages, oppress, oppresses, ascribe, bruise, plies, burdened, outweighing, stupefied, outbalance.