Weights türkçesi Weights nedir
- Ağır bloklar veya diskler (halter).
- Ağırlıklar.
- Halter.
- Bir sirkte zorlu kişilerin kaldırdıkları çeşitli büyüklükte ve biçimde ağırlıklar.
Weights ile ilgili cümleler
English: Ali is lifting weights.
Turkish: Ali ağırlık kaldırıyor.
English: When you're about to have exams, lifting weights really does relieve stress, and it's also good for your mind and body.
Turkish: Sınavlarınız olduğu zaman, ağırlık kaldırmak gerçekten stresi azaltır, ve bu zihniniz ve bedeniniz için de iyidir.
English: Ali can lift heavy weights.
Turkish: Ali ağır halterleri kaldırabilir.
Weights ingilizcede ne demek, Weights nerede nasıl kullanılır?
Weights and measures : Ağırlıklar ve ölçüler.
El type sample weights : El türü örneklem ağırlıkları.
Empirical likelihood type sample weights : Görgül olabilirlik türü örneklem ağırlıkları.
Lag weights : Gecikme ağırlıkları.
Moving weights : Hareketli ağırlıklar.
Featherweights : Tüy gibi hafif kimse. Çok hafif. Önemsiz. Önemsiz kimse. Tüy gibi hafif. Tüy gibi. Tüyağırlık. Tüy siklet. Sinek siklet. Tüysıklet.
Heavyweights : Nüfuzlu kimse. Nüfuzlu. Ağır siklet. Ağır sıklet. Ağırsiklet. Arkası kuvvetli kimse. Arkası kuvvetli. Ağır. Önemli kimse. Ağırsıklet.
Lightweights : Eften püften. Hafif. Önemsiz. Ehemmiyetsiz. Kiloca hafif kimse. Hafif sıklet. Hafifsıklet. Hafif siklet. Yeteneksiz kimse. Önemsiz kimse.
Hundredweights : Yüz libre. Elli kiloluk tartı.
Paperweights : Kağıt tutucu. Kağıt ağırlığı. Uçmamaları için kağıtların üzerine konulan şey. Prespapye. Kağıtların uçmasını önleyen ağırlık.
İngilizce Weights Türkçe anlamı, Weights eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Weights ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Haltere : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tokmakçık. Böceklerin iki kanatlılar (diptera) takımında art kanatların değişmesiyle meydana gelmiş olan saplı tokmak biçimindeki çıkıntılar. halter. Diptera dizisindeki sineklerde uçuş esnasında dengenin sağlanması için gerekli olan metatorakstaki kanat kalıntıları.
Dumb : Sözsüz. Dili tutulmuş. Dilsiz. Budala. Dilini yutmuş. Suskun. Eksik. Kalın kafalı. Aptal.
Light : İnmek (attan veya arabadan). Işımak. Eşik. Soba yakmak. Göze uyarımda bulunan ve beyin tarafından yorumlandığında görme duyusuna, yani görülebilir ışığa yol açan elektromıknatıs ışınım. başka bir deyişle, ışımayla yayılan ve görme duyusuyla algılanan erke biçimi. (bu elektromıknatıs ışınım, 4x10-7 m ile 7,7x10-7 m arasındaki dalga uzunluklarında yer alır. dalga uzunluklarındaki değişiklikler gözde değişik duyulara yol açarak değişik renkleri oluşturur). Hafif. Konmak. Aydınlatmak. Bir görünçlüğün aydınlatılması için yönetmenin ışıkçılara verdiği komut. Nur.
Impedimenta : Levazım. Yürüyüşe engel olan eşya. Yük. Eşya.
Dumbbells : Aptal kimse. Geri zekalı (argo terim). Kolları kuvvetlendirmek için kullanılan küçük ağırlık. Dambıl. Salak.
Agglomerations : Küme. Yığın. Yığılma. Toplama. Yığma. Bağlantı noktası. Toplanma. Bir araya toplama. Yığışma.
Poundage : Sterlin başına komisyon. Sterlin başına alınan vergi. Libre başına ücret. Pound başına komisyon. Haczi kaldırma masrafı. Libre başına alman ücret. Posta havalesi ücreti. Sahipsiz diye kapatılan hayvanları çıkarma ücreti.
Heaviness : Ayak taşı. Pareketalarda bedenin başına bağlanan zeminde kancaların yatmasına imkan ve ağlarda veya paraketalarda av aletinin zeminde kalmasını, hareket etmemesini sağlayan 20 kg kadar ağırlığa sahip olan beton ve taş ağırlık, ayak taşı. Çokluk. Şiddet. Sıklet. Kasvet. Ağırlık. Bunalma. Siklet. Küntlük.
Lightness : Önemsizlik. Açıklık. Neşelilik. Canlılık. Çabukluk. Yeğnilik. Sürat. Hafiflik. Atiklik. Keyiflilik.
Balancer : Dengeleyeci. Denge sağlayan. Balans mili. İp cambazı. Dengeleyen. Akrobat. Cambaz. Dengeleyici. Dengeleme sistemi.
Weights synonyms : throw weight, 8, weightlessness, cardinal, physical property, dumbbell, weight, heavy, viii, dead weight, dumbs, weightlifting, barbell, balancers, tare, agglomeration, weight lifting, bar bell, barbells, weightiness, body weight, dumb bell.
Weights zıt anlamlı kelimeler, Weights kelime anlamı
Heavy : Çok. Ağır şekilde. Yoğun (trafik). Ağır. Başrol oyuncusu. Fedai. Sıkıcı. Ağır siklet. Beceriksiz. Ağırlıklı.
Light : Güneşten ya da başka kaynaklardan gelen ve gözü uyarıcı etkisi olan ışınım erkesi. Aydınlatmak. Bilgisayar, fizik, uzay, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Aydınlanmak. Görme organına bağlı ya da görme organı aracılığı ile olan bütün duyulanma ve algıların vergisi. görme organını uyarabilen ışınım. Açık (renk). Işık vermek. İnmek (attan veya arabadan). Yakmak. Işık saçmak.
Lightness : Neşelilik. Canlılık. Yeğnilik. Hafiflik. Önemsizlik. Yumuşaklık. Sürat. Çabukluk. Açıklık. Bir maddenin, üzerine düşen ışığın az ya da çok bir oranını geçirdiği ya da yaydığı izleniminin doğmasına bağlı görsel duyulanma vergisi. not: bu vergi, bir ışıkölçümsel büyüklük olan "ışıklılık çarpanı"nın yaklaşık ruhduyumsal (psikosansoriyel) karşılığıdır.
Weights antonyms : heaviness, ordinal.

Bu kısımda Weights kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Weights ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Weights anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Weights ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.