Well over türkçesi Well over nedir

Well over ile ilgili cümleler

English: Our products sell well overseas.
Turkish: Ürünlerimiz yurtdışında iyi satar.

English: Japanese cars sell well overseas.
Turkish: Japon arabaları yurt dışında iyi satılır.

English: Well over three thousand people signed to prevent the demolition of this historic building.
Turkish: Bu tarihi binanın yıkımını önlemek için üç binin oldukça üzerinde kişi imza attı.

Well over ingilizcede ne demek, Well over nerede nasıl kullanılır?

Well : Sahne altı üçüncü bodrum. İyi. Kaynak. Su kuyusu. Memba. Uygun. Bk. sahne altı. Yerinde. Bagaj.

Over : Aşkın. Sona ermiş. Üstüne. Fazladan. Fazla. Yukarıya. Yukarıda. Üzerinden. Bitmiş. Devirmek.

Well accepted : Kabul görmüş. Kabul gören.

Well adjusted : Uyumlu (kişi). İyi ayarlanmış.

Well advanced : Çok gelişmiş. Büyük gelişme göstermiş. Çok mesafe kat etmiş. İyi ilerlemiş.

Well advised : İyice düşünülmüş. Tavsiye edilmiş. Tedbirli. Temkinli. İhtiyatlı. Akıllı.

İngilizce Well over Türkçe anlamı, Well over eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Well over ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fill up : Doldurmak. Ağzına kadar doldurmak. Tam doldurmak. Bir izlencenin eksik süresini doldurmak üzere gelişigüzel seçilmiş film. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Dolmak. Ek film. Taşırmak.

 

Gushed : Fışkırma. Yağlayıp ballamak. Fışkırmak. Coşma. Fışkırış. Coşku. Coşmak. Fışkırtı. Fışkırtmak.

Effuses : Akmak. Dökmek. Sızmak. Açılmak. Yayılmak. Taşırmak. Sızdırmak. Dışarı akıtmak. Yaymak.

Ebullitions : Feveran. Kabarma. Coşku. Köpürme. Köpürerek taşma. Galeyan. Coşkunluk. Kaynama. Taşkınlık.

Encroachments : Saldırma. Başkasının arsasına tecavüz. Aşma. Zarar. Tecavüz. Geçme. Tecavüzde bulunma (başkasının hakkına). Başkasının toprağına geçme. El uzatma.

Brimming : Taşmak üzere olan. Taşan. Ağzına kadar dolu. Tam kapasite.

Abound with : İle dolu olmak. Bol olmak (bir yerde). Çok olmak (bir yerde). Dolu olma.

Bubble over : Coşmak. Neşe dolu olmak. Kaynayıp taşmak.

Encrochment : Bir yapının, tümünün ya da bir bölümünün, bir başkasının toprağına, yerbölümüne olursuz olarak girmesi.

Well over synonyms : bubbling over, flows, cascade, drowning, brims, effuse, brim, exuberate, flow, flood, effusion, ebullition, flushing, get over, extravasation, getting over, flowed, encroachment, boil over, gush, flowage, brim over, flowages.