Wheats türkçesi Wheats nedir

Wheats ingilizcede ne demek, Wheats nerede nasıl kullanılır?

Wheatstone bridge : Vetston köprüsü. Wheatstone köprüsü. Elektrik dirençlerin ölçmek için kullanılan köprü.

Buckwheats : Karabaş (buğday). Karabaş. Karabuğday. Arap darısı. Sert buğday. Kara buğday.

Wheat beer : Buğday birası.

Wheat belt : Buğday üretilen bölge.

Wheat bran : Buğday kabuğu. Buğday ununun elekten geçirilmesiyle üstte kalan, b grubu vitaminlerce zengin, selülozu yüksek, bu nedenle enerji yoğunluğu düşük laksatif etkili, en az % 12 ham protein, en çok % 13 ham selüloz içeren bir yem maddesi, buğday kabuğu. Buğday kepeği.

Wheat colored : Buğday rengi.

Wheat embryo flour : Başlıca buğday embriyosuyla az miktarlarda kepek ve bonkalit veya razmoldan oluşan, en az % 25 ham protein içeren, sindirilebilirliği ve biyolojik değerliliği yüksek olan, b grubu vitaminleri, kolin, e vitamini ve yağ içeriği fazla olan buğday endüstrisi yan ürünü, buğday germ unu. Buğday germ unu. Buğday embriyo unu.

Wheat embryo cake : Buğday embriyo küspesi. Buğday embriyosundan yağın bir kısmı alındıktan sonra elde edilen ve en az % 30 protein içeren bir yan ürün.

Wheat enteropathy : Buğdaya duyarlı enteropati. Buğday enteropatisi.

Wheat flour : Buğday unu.

 

İngilizce Wheats Türkçe anlamı, Wheats eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wheats ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Heat of dissociation : Ayrışma ısısı. Bir özdeciğin ayrışırken verdiği ya da aldığı ısı. Çözünme ısısı. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Ayrışma sıcaklığı.

Bake : Güneşte kurumak. Pişmek. Fırınlamak. Kurutmak. Fırında pişirmek. Yemekli toplantı. Fırında pişmek. Sıcaktan katılaşmak. Kızartmak. Çok terlemek.

Change : Değişiklik. Bozmak. Para bütünlemek. Değişmek. Çoğunlukla liradan küçük ufak madeni para. Haline gelmek. Dönüşmek. Değişikliğe gitmek. Üzerini değişmek. Aktarmak.

Calcine : Fırınlanmış ham refrakter. Yakarak toz haline getirmek. Oksitlemek. Kireçsilemek. Kalsin. Kalsine etmek. Yakarak kireçleştirmek.

Corn : Tahıl. Tane. Buğday (ing.). Mısır. Hububat. Salamura etmek. Yerel basınç uygulanan bölgelerde hiperkeratozis ve epidermis kalınlaşmasıyla belirgin iyi sınırlı, kabarık ve gri renkte deri kalınlaşması ve sertleşmesi, kallus, tilom. kemik çıkıntılarının bulunduğu diz, dirsek ve göğüs kemiği gibi bölgelerde daha çok görülür. Tuzlamak. Nasır.

Latent heat : Bir maddenin sıcaklığını değiştirmeden fiziksel durumunu değiştiren ısı. Gizil ısı. Buharın yoğunlaşması ya da sıvının katılaşması ile verilen ısı. İç sıcaklık. Algılanmayan ısı. Vücut ısısını etkilemeyen sıcaklık. Gizilısı. Erime sıcaklığı. Gizli ısı. Özdeğin evre ya da örüt biçim değişimi gibi niteliksel dönüşümlerinde ısı biçiminde alınıp verilen erke.

 

Crisp : Dalgalandırmak. Canlı. Gıcır gıcır. Gevrekleştirmek. Hışırdatmak. Kıvrılmak. Gevretmek. Kıtır kıtır. Buruşmak. Zindeleştiren.

Alter : Değişiklik yapmak. Hadım etmek. Başka türlü olmak. Evirmek. Kısırlaştırmak. Değişiklik geçirmek. Başkalaşmak. Değişmek. Başkalaştırmak.

Soak : Sarhoş olmak. Çok içmek. Kazıklamak. Çekmek. Banmak. Demlemek (çay). Sırsıklam olmak. Suya sokmak. Yumruk atmak. Islatmak.

Wheats synonyms : heat of transformation, wheat, sear, scorch, heat up, modify, common wheat, heat of formation, heat energy, geothermal energy, hot up, overheat, crispen, toast, energy, preheat, reheat, heat of solution, free energy, specific heat, scald, broil.

Wheats zıt anlamlı kelimeler, Wheats kelime anlamı

Cool : Serinlemek. Serinleşmek. Serin yer. Havalı (tip). Serin. Soğukkanlılık. Sakinleşmek. Soğumak. Sönmek (öfke veya arzu vb). Serinlik.

Coldness : Bürudet. Kayıtsızlık. Soğukluk.