Wheels türkçesi Wheels nedir

Wheels ile ilgili cümleler

English: The steering wheels on American cars are on the left side.
Turkish: Amerikan araçlarda direksiyon sol taraftadır.

English: Steering wheels of American cars are on the left side.
Turkish: Amerikan arabalarının direksiyon simitleri sol taraftadır.

English: There are no wheels on this suitcase.
Turkish: Bu bavulda tekerlekler yok.

English: How many wheels does this truck have?
Turkish: Bir kamyonun kaç tekerleği var?

English: There are wheels within wheels.
Turkish: İşin içinde iş var.

Wheels ingilizcede ne demek, Wheels nerede nasıl kullanılır?

Wheels within wheels : Karmaşık işler. Karışık işler.

Set the wheels in motion : Baş çekmek. Harekete geçirmek. Önayak olmak. Başlatmak.

Set the wheels in motions : Harekete geçirmek. Baş çekmek. Başlatmak. Önayak olmak.

The wheels of government : Devlet işleri.

There are wheels within wheels : İşin içinde iş var.

Flywheels : Volant. Motor volanı. Volant muhafazası. Çark. Düzenteker. Volan.

Turn catherine wheels : Yanlamasına takla atmak.

Oil the wheels : Kolaylık sağlamak. Bir şeyin olmasını veya gerçekleşmesini kolaylaştırmak. İşi kolaylaştırmak. İşleri başlatmak. İşleri tıkırına sokmak. Yolunu veya önünü açmak.

 

Cut the wheels : Sağ yapmak. Sol yapmak.

Cartwheels : At arabası tekerleği. Çember hareketi. Araba tekerleği. Yanlamasına takla. El yardımı ile yanlamasına atılan takla. Çemberleme. Yanlamasına taklalar atmak. Bir tür perende. Yana dayanmalı aşma.

İngilizce Wheels Türkçe anlamı, Wheels eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wheels ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Machine : Makine. Politika çarkı. Makineyle yapmak. Araba. Makinede işlemek. Bilgisayar, fizik, sosyoloji alanlarında kullanılır. Makine ile biçim vermek. Kuvveti ya da devinimi bir noktadan ötekine aktaran ya da birinden ötekine dönüştüren her türlü aygıt. 2-erkeyi bir halden başka hale dönüştürerek yararlı biçimde kullanılmasını sağlayan aygıt. İnsanın, üretimde kol ya da kafa gücünün yerine kullanmak üzere yarattığı, bir güç biçiminin başka bir güç biçimine dönüştürülmesi ilkesine dayanan ve kendi kendine işleyecek biçimde düzenlenmiş olan araçlar bileşkesi. Makine ile yapmak.

Car wheel : Araba tekerleği.

Motorcar : Motorlu araç. Araba.

Buffing wheel : Parlatma çarkı. Açkılama çarkı. Taşlama çarkı. Perdahlama çarkı.

Felly : Jant. Tekerlek çemberi.

Cogwheel : Dişli. Çark. Dişli çark.

Wagon wheel : Vagon tekeri.

Tires : Yorulmak. Bıktırmak. Bıkmak. Lastikler. Süslemek. Yormak. Dekore etmek. Usanmak. Lastik takmak.

Autos : Otolar. Araba. Oto.

Paddlewheel : Vapur çarkı.

Wheels synonyms : potter's wheel, nosewheel, geared wheel, daisy print wheel, pinwheel, wheeled vehicle, daisy wheel, water wheel, gear wheel, balance, motored, emery wheel, toothed wheel, car, sprocket wheel, autoed, rowel, trundle, waterwheel, driving wheel, simple machine, bicycle wheel, automobile, take a breath, grinding wheel, auto, autocar, roulette, sprocket, paddle wheel, motorcars, automotive, felloe.

 

Wheels zıt anlamlı kelimeler, Wheels kelime anlamı

Stay in place : Yerinde kalmak.

Dissuade : Fikrini çelmek. Kandırmak. Çelmek. Caydırmak. Vazgeçirtmek. Vazgeçirmek. Aklını çelmek. Cesaret kırmak.