Wills türkçesi Wills nedir

  • Emretmek.
  • Hak istemleri.
  • Belge ile korunması istenen bulguyu ortaya koyup, korumanın konusunu ve sınırlarını çizen istemler.
  • İstemek.
  • Amaçlamak.
  • Dilemek.
  • Buyurmak.
  • Azmetmek.
  • Vasiyetnameler.
  • İstekte bulunmak.
  • Arzulamak.
  • Vasiyet etmek.
  • Niyet etmek.

Wills ingilizcede ne demek, Wills nerede nasıl kullanılır?

Goodwills : Hüsnüniyet. Neşe. İtibar (ticari). Prestij. Peştemallık. Firma değeri. Saygınlık. İyi hal. İyi niyet.

Swills : Çalkalamak. Çok içmek. Sulandırılmış yemek artıkları vermek (domuza). Bol bol içmek. Üstüne su dökerek temizlemek. İğrenç yemek. Bol suyla çalkalamak. Bol suyla yıkamak. Kafayı çekmek. Yıkamak.

Twills : Fitilli kumaş dokumak. Kruvaze armür. Kabarık çapraz dokulu kumaş. Fitilli kumaş. Kabartma çizgili kumaş. Dimi. Kumaş dokumak. Tuval. Kumaş.

Whippoorwills : Kuzey amerika kökenli bir tür çobanaldatan. Siyah benekli tüyleri ve eşsiz ötüşüyle bilinen kuzey amerika'ya özgü bir tür ötücü kuş. Kuzey amerika´ya özgü bir tür çobanaldatan.

Will be open to the public : Umuma açık olacak. İnsanlara açık olarak. Halka açık olacak.

Will never be heard again : Sonsuza dek sessizliğe büründü. Sonsuza kadar sessiz kalacak. Bir daha asla sesi duyulmayacak.

Will i need local anesthesia : Lokal anestezi mi olacağım.

 

Will improve : Büyüyecek. Daha iyi olacak. Gelişecek.

Will decrease : Azalacak. Daha az olacak. Düşecek. Daha düşük olacak. Küçülecek.

Will o the wisp : Aldatıcı. Bataklıklarda gece görülen ve yakamoza benzeyen parıltı. Bataklık alevi. Aldatan veya yanlış yöne sevk eden şey. Yanıltıcı.

İngilizce Wills Türkçe anlamı, Wills eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wills ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aspire after : Amaç edinmek.

Persevere : İnat etmek. Direnmek. Üstelemek. Sebat etmek. Devam etmek. Bekinmek. Direşmek. Sonuna kadar direnmek. Tahammül etmek.

Lust : Şehvetli olmak. Çok şiddetli arzu. Şehvet duygusu. Kösnü. Arzu. Seks düşkünlüğü. Şehvet. Heves. Kösnüllük.

Ask : Davet etmek. Kaşınmak. İstirham etmek. Hak etmek. Rica etmek. Sormak. Soru sormak. Aranmak.

Purposed : Gaye. Maksat. Takip etmek. Tasarlamak. Kastetmek. Niyetinde olmak. Amaç.

Proposed : Önermek. Teklif etmek. Önerilen. İleri sürmek. Evlenme teklif etmek. Sormak. İçmek (sağlığa vb.). Tasarlamak. Getirmek (çözüm).

Appeal : Karşıtlama. İlgisini çekmek. Cazibe. Cazip gelmek. Davayı bir üst mahkemeye götürmek. Yardım ya da merhamet için yapılan rica. Başvurmak. Üst mahkemeye başvurmak. Yüksek mahkemeye yapılan rica.

Make a request : Talep etmek. Talepte bulunmak. Bir ricada bulunmak. İstek yapmak.

Legate : Sefir. Elçi. Miras bırakmak. Vasiyetle tahsis etmek. Sefirlik. Vasiyetle bırakmak. Elçi sefir. Papa elçisi.

Intends : Niyeti olmak. Tasarlamak. Düşünmek. Demek istemek. Kastetmek. Niyetlenmek. Kararlı olmak.

Wills synonyms : meant, ask for trouble, velleity, mental faculty, bidden, volition, adjure, bade, beseeched, asks, bents, crave, decreeing, claims, contemplate, commands, resolves, have a yen for, mean, aspired, weened, resolving, decide, enters, ask for, begged, be hot on, ordaining, decree, drink, dictates, be spoiling for, directs.

 

Wills zıt anlamlı kelimeler, Wills kelime anlamı

Irresoluteness : İrade yitimi. İradesizlik. Kararsızlık. Tereddütlü olma.