Wind pollination türkçesi Wind pollination nedir

  • Rüzgarla polenleşme.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Anemofili.
  • Rüzgar yoluyla meydana gelen tozlaşma. anemogami.
  • Rüzgar yoluyla polenlenme.

Wind pollination ingilizcede ne demek, Wind pollination nerede nasıl kullanılır?

Wind : Kurmak. Dolanmak. Soluk. Sonuçlandırmak. Sarılmak. Nefes. Dolaşmak. Bilgisayar, coğrafya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Dolambaçlı olmak. Kıvrıla kıvrıla gitmek.

Pollination : Döllenme. Tozlaşma. Polenleşme. Polen yayma. Sporlaşma. Tozlanma. Polen tanelerinin rüzgar, böcek, su gibi etkenlerle dişi üreme hücrelerine ulaşması. Polinasyon.

Wind around : (yol) kıvrılıp durmak. Etrafına dolamak.

Wind back : Geri sarmak.

Wind borne : Rüzgarla taşınan. Yel tarafından dağılmış. Rüzgar tarafından dağıtılan. Rüzgar taşıması.

Wind bound : Rüzgarın uygun olmamasından dolayı limandan çıkamama.

İngilizce Wind pollination Türkçe anlamı, Wind pollination eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wind pollination ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.

 

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.

A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi. Alfa hücreleri.

 

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu.

Wind pollination synonyms : anemophily, aardvarks, a cell, anemogamy, abacus bodies, abo blood groups system, aardvark, acacia.