Woodwind türkçesi Woodwind nedir

  • Nefesli saz.
  • Tahtadan yapılmış üflemeli çalgılar.
  • Ağaçtan yapılmış nefesli çalgı.
  • Tahta nefesli çalgı.
  • (tahtadan yapılmış) üflemeli çalgılar.

Woodwind ile ilgili cümleler

English: The oboe is the most beautiful of all woodwind instruments.
Turkish: Obua tüm nefesli enstrümanların en güzelidir.

Woodwind ingilizcede ne demek, Woodwind nerede nasıl kullanılır?

Woodwind instrument : (tahtadan yapılmış) üflemeli çalgı. Nefesli saz.

Woodwind instruments : (tahtadan yapılmış) üflemeli çalgı. Nefesli saz.

Woodwinds : Ağaçtan yapılmış nefesli çalgı. Tahta nefesli çalgı. Nefesli saz. (tahtadan yapılmış) üflemeli çalgılar.

Woodward : İowa eyaletinde şehir. Oklahoma eyaletinde (abd'de) bir şehir. Korucu. Bir soyadı. Oklahoma eyaletinde şehir. Orman korucu.

Woodwaxen : Katır tırnağı. Boyacı katırtırnağı.

Woodworks : Ahşaptan yapılan eşyalar. Doğrama. Ağaç işi. Ahşap doğrama. Doğrama işleri. Binanın iç tarafındaki kapı ve pencere çerçeveleri. Ağaç işleri. Marangozluk. Dülgerlik. Doğramacılık.

Woodworking plane : Maket uçak.

Woodwork : Ağaç işi. Ahşap doğrama. Genellikle ilk ve ortaokul öğrencilerine resim-iş dersi çerçevesinde ağacın kesilmesi, delinmesi ve biçimlendirilmesi ile ilgili becerileri kazandırma amacını güden çalışma alanı. Bir binanın ahşap kısımları. Ahşaptan yapılan eşyalar. Marangozluk. Doğrama. Binanın iç tarafındaki kapı ve pencere çerçeveleri. Dülgerlik.

 

Woodworm : Tahtakurdu. Ağaç kurdu. Ağaçkurdu. Ağaç kurdunun verdiği zarar.

Woodworking machine : Ağaç işleri tezgahı. Ağaçişleri makinesi. Ağaç işleri takım tezgahı. Ağaç işleri makinesi. Marangoz tezgahı. Ağaç işleme makinesi.

İngilizce Woodwind Türkçe anlamı, Woodwind eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Woodwind ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Reed : Kaval. Saz. Kargı. Düdük. Buğdaygiller (gramineae, poaceae) familyasından, çok yıllık, rizomlu, sulak ve bataklık alanlarda yetişen otsu bir bitki. Dokuma tarağı. Kamış düdük. Jüdorg. Kazık. Kamış.

Thumbhole : Parmak deliği.

Wind : Çevirmek. Soluk. Dolambaçlı olmak. Dolanmak. Döndürmek. Havayuvarında ayrımlı basınç altındaki yöreler arasında oluşan, yatay yönde, esiş yönü, süresi ve biçimleriyle ayrımlı hava devinimi. Açmak (yol). Dolamak. Kurmak. Rüzgar.

Finger hole : Bir parmak sokmak için delik (bowling topunda veya telefon tuşu çevirirken ki gibi). Tahtadan yapılma bir müzik enstrümanındaki çalan kişinin ses tonunu parmaklarını basarak değiştirebildiği delik.

Wind instrument : Üflemeli çalgı. Üflemeli müzik aleti. Nefesli çalgı.

Woodwind instruments : (tahtadan yapılmış) üflemeli çalgı.

Wood : Kereste. Koru. Sertleşmiş ölü ksilem hücrelerinden oluşmuş karmaşık yapı. Odun. Ahşap. Tahta. Orman. Küçük orman. Ağaçlık.

The wood : Ağaçlandırmak. Ahşap. Kereste. Koru. Orman. Odun. Ağaçlık. Tahta. Ağaç.

Flute : Pli. Flüt çalmak. Flüt ile seslendirmek. Yiv açmak. Pli yapmak. Yiv. Oluk açmak. Oluk. Fitil. Farbala.

Woodwind synonyms : reed instrument, beating reed instrument, woodwinds, woodwind instrument, transverse flute.