Writ large türkçesi Writ large nedir

Writ large ingilizcede ne demek, Writ large nerede nasıl kullanılır?

Writ : Yazılı emir. Davetiye. Adli merciden gelen yazılı emir. Buyruk. Resmi emir. Tüzel karar. Yazı. İlam. Karar.

Large : Kalabalık (aile). Koca. Büyük (servet). Büyük. Bol. Kocaman. Çok. İri. Büyücek. Geniş.

Writ of assistance : Yasanın yerine getirilmesi amacıyla mahkemece neşredilen emir. Mevcutlu mahkeme emri. Cebir emri.

Writ of attachment : Haciz müzekkeresi. Haciz emri.

Writ of election : Seçim listesi.

Writ of error : Hata listesi. Ceza hükmünde işlenen adli yanlışlara dayanan itiraz. Tashihi karar müzekkeresi.

İngilizce Writ large Türkçe anlamı, Writ large eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Writ large ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clear cut : Keskin hatlı. Açık ve net. Kolay anlaşılır. Biçimli. Açık biçimde tanımlanmış. Kesin. Açık. Düzgün.

Clearest : Masum. Ortada. Takıntısız. Parlak. Aydınlık. Net. Açık. Tam. Saydam. Bulutsuz.

Crying : Acil. Ağlayan. Çığlık. Büyük. Ağlama. İğrenç. İvedi. Göze çarpan.

Clear : Berraklaşmak. Silmek. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Uzakta. Uzağa. Berrak. İçerdiği taneciklerin çok küçük olmaları nedeniyle içinden geçen ışığın saçılmadığı çözeltilerin niteliği. Tamamen. Temize çıkarmak. Bir ya da birden çok bellek yerinin genellikle sıfır ya da boşluk damgası ile gösterilen, belirli bir duruma getirilmesi.

 

Downright : Açık. Tam. Dürüst. Aleni. Tamamen. Dobra dobra konuşan. Büsbütün. Sözünü esirgemeyen. Açıksözlü.

Evident : Ortada. Belli. Meydanda. Gün gibi açık. Besbelli. Aşikar. Vazıh. Açık.

Manifest : Belli etmek. Bir gemideki malları ayrıntılarıyla göstermek üzere kaptan tarafından düzenlenerek gümrük yönetimine verilen bildirge. Belirtmek. Ortaya koymak. Açık. Açıkça göstermek. Gemi bildirgesi. Belli. İspat etmek.

Marked : Dikkat çekici. Markalı. Ehemmiyetli. Çizili. Damgalı. Mimli. İşaretli. Göze çarpan.

Apparent : Ortada. Görünüşteki. Göze çarpan. Aşikar. Belli. Sahte. Görünüşte. Besbelli. Görünüşte olan.

Blatant : Gürültücü. Besbelli. Besbelli olan. Gürültü yapan. Arsız. Küstah. Terbiyesiz. Yaygaracı. Utanmaz.

Writ large synonyms : evidentiary, apparentness, as plain as a pikestaff, clean cut, cryings, grosser, barefaced, distinct, blatantly, distinctive, avowed, conspicuous, evidently, crystal clear, blazing, explicits, beyond dispute, evidential, apodeictic, conspicuously, grossest, expressed, clearly, apodictic, explicit, gross, glaring, dramatic, aboveboard.