Yönetken nedir, Yönetken ne demek

Yönetken; İsim olarak kullanılan bir sözcüktür.

Yönetken isminin anlamı, Yönetken ne demek:

Yönetme yeteneği olan, becekli. Düzenli, tertipli. Yönetken ismi; Türkçe kökenli olup bir Erkek ismidir.

Yönetken tanımı, anlamı

Yöne : Neden. Çıkar yol. Gerçek olmayan

Yönet : Yön. Uygun, iyi, doğru, yerinde. [Bakınız: yönelge]. Alnaç. Yatkın, becerikli. Düz. Doğru, uygun. Şekil, tarz, usûl, suret, vecih. Uygun, doğru. İyi, güzel. Uysal. Becerikli, yatkın. Biçim, tarz, usul.

Tertipli : Düzenli, derli toplu, yerli yerinde. Dağınıklıktan hoşlanmayan, düzenli (kimse). Önceden düzenlenmiş, hazırlanmış. Düzenli, derli toplu bir biçimde.

Becekli : Sivas ili, Şerefiye nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Yönetme : Yönetmek işi.

Düzenli : Düzeni olan, yerli yerinde, kararlı, tertipli, muntazam. Sistemli, nizamlı, metodik.

Tertip : Uygun bir sıraya, düzene koyma, sıralama. Düzenleme. Dizgi. Askere alınma dönemi. Düzenleniş, sıralanış biçimi, kombinasyon. Hile, düzen, komplo. Doktorun hastaya verdiği ilaç düzeni.

Yeten : Herkes. Süresi dolan, günü gelen kimse: Yatan ölmez yeten ölür. Yetişen, ulaşan. Olgun, olgunlaşan. Süresi dolan, günü gelen. Tüm canlılar, herkes.

Becek : Tülbent. Köşe, bucak, uç, açı. Böcek. Tül. Sivas ilinde, İmranlı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

 

Düzen : Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Dolap, hile. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bez dokuma tezgâhı. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Yerleştirme, tertip. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Alet edevat takımı.

Bece : Ocak. Pencere, tavan penceresi, dumanın çıkması ve evin ışık alması için toprak damlarda açılan delik. Arı oğulu.

Yete : Sakatlık. Taraf.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Tert : Bileşikte tersiyer grubun bulunduğunu gösteren ön ek.

Düze : Doz.

Diğer dillerde Yönetimsel fiyat anlamı nedir?

İngilizce'de Yönetimsel fiyat ne demek ? : administered price, administrative price