Yığışımlı geçerlik nedir, Yığışımlı geçerlik ne demek

Yığışımlı geçerlik; Yöntem Bilimi alanında kullanılan bir kelimedir.

Teknik terim anlamı:

Bir ölçme aracının, kullanıldığı çeşitli zaman ve bağlamlarda geçerli sonuçlar vermesine bakarak geçerliğini belgeleme yolu. bk. geçerlik saptama yolları.

Yığışımlı geçerlik tanımı, anlamı

Geçe : Herhangi bir saat başını geçerek, geçerken. Karşılıklı iki yandan her biri, yaka. Taraf, yön. Eski türkçe keç-e: Karşı taraf; öte (Erzincan Merkez). Taraf. Taraf, yan

Yığı : Başağın taneli kısmı, taneleri. “Yığı etdik, yedik. İstenildiğinde kullanılmak üzere yığınlanmış bilgi.

Geçer : Yürürlükte bulunan, geçerliği olan, kullanılan. Geçme özelliği olan. Geçer not. Beğenilen, makbul, mergup.

Geçerli : Yürürlükte olan, uygulanan, meri, muteber. Beğenilen, tutulan.

Geçerlik : Yürürlükte olma, değerini sürdürme durumu, revaç, valör. Sürümü olma durumu.

Yığış : Yığma işi.

Yığışım : Molozların çimento durumuna dönüşmesiyle oluşan kütle, konglomera.

Geçerlik saptama yolları : Ayrı geçerlik tanımlarından yola çıkarak ölçme araçlarının geçerliğini araştıran ve mantıksal ya da olgusal yaklaşım olarak iki ana kümeye ayrılan geçerlik sınama yaklaşımları.

Belgeleme : Belgelemek işi, tevsik. Bir çalışma için gerekli belgeleri arama ve sağlama, belgelere dayandırma, dokümantasyon.

 

Çeşitli : Çeşidi çok olan, türlü, mütenevvi.

Saptama : Saptamak işi, tespit. Gümüş bromür kalıntılarını eritmek için filmin kimyasal bir eriyikten geçirilmesi.

Bakarak : Göre.

Bakara : İskambil kâğıdı ile oynanan bir kumar.

Bağlam : Deste. Bir dil birimini çevreleyen, ondan önce veya sonra gelen, birçok durumda söz konusu birimi etkileyen, onun anlamını, değerini belirleyen birim veya birimler bütünü, kontekst. Herhangi bir olguda olaylar, durumlar, ilişkiler örgüsü veya bağlantısı, kontekst. Bent.

Saptam : Bir olay, işlem ya da bileşimin, değişken ve etkenlerinin nicelik ve niteliklerini belirleme.

Bağla : Buğday ve arpanın içinde bulunan burçak, mercimek şeklinde siyah tanecikler. Bakla yaprağına benzeyen ve pişirilip yenilen bir bitki. Fasulye. Değirmen çarkını firenleyen ağaç. Su bendi tıkacı. Ufak göl. Akarsuların seviyesini yükseltmek, suları toplamak veya başka yöne çevirmek için yapılan bent. Duvarların arasına yatay olarak konulan ağaç. Çoban köpeklerinin boynuna takılan, üzerinde sivri dişler bulunan demir halka. (Adalıkuzu, Hacılar Güdül Ankara) (bakla) : (Akbaş Güdül Ankara).

Zaman : Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Çağ, mevsim. Dönem, devir. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Belirlenmiş olan an. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı.

Bakar : Ayna.

Diğer dillerde Yığışımlı geçerlik anlamı nedir?

İngilizce'de Yığışımlı geçerlik ne demek ? : cumulative validity