Yılan nedir, Yılan ne demek

Yılan; bir hayvan bilimi terimidir.

"Yılan" ile ilgili cümle

  • "Ok yılanı. Su yılanı. Çıngıraklı yılan. Gözlüklü yılan."
  • "Gözlerinde ancak annemin bildiği bir yılan ışıltısıyla gülüyor." - Y. Z. Ortaç

Yerel Türkçe anlamı:

Yılan.

Gök bilimleri ve Uzay alanındaki anlamı:

Bir takımyıldızın adı.

Bilimsel terim anlamı:

Totem, tapıncak, koruyucu yaratık olarak ilkellerin dinsel yaşamında gizemsel ve büyüsel bir nitelik taşıyan; dünyanın ve insanın yaratılışıyla ilgili efsanelerde önemli bir öğe olarak kullanılan sürüngen hayvan.

İngilizce'de Yılan ne demek? Yılan ingilizcesi nedir?:

snake, serpens, ser (serpentis), serpent

Osmanlıca Yılan ne demek? Yılan Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

ef'î, elhayye

Yılan hakkında bilgiler

Metne bakınız.

Yılanlar (Latince: Serpentes), Pullular (Squamata) takımına ait uzun, ayaksız etçil sürüngenlerdir.

Serpentes alt takımının üyeleri, ayaksız kertenkelelerden dış kulakların ve göz kapaklarının olmayışı ile ayırdedilirler. Bütün pullular gibi yılanlar da, vücudu üst üste binen pullarla kaplı ektotermik amniyot omurgalılardır. Çoğu yılan türü, ataları olan kertenkelerinkinden çok daha fazla eklemi olan bir kafatasına sahiptir. Bu yılanlara son derece hareketli çeneleriyle kendi kafasından daha büyük avları yutma imkânı verir. Dar vücutlarına uygun bir şekilde yerleşebilmesi için yılanların çift organları (böbrekler gibi) yan yana yerine biri diğerinin üstünde görünür ve çoğu bir tane işlevsel akciğere sahiptir. Bazı türler, kloakın her iki tarafında artakalan bir çift pençeyle birlikte pelvik kemere sahiptir.

 

Yılanlar Antarktika ve çoğu ada dışında dünyanın her yerinde bulunur. 456 cins ve 2900'ün üzerinde türü kapsayan tanımlanmış on beş familyası bulunmaktadır. Büyüklük aralığı 10 cm uzunluğundaki küçücük Leptotyphlops carlae türünden 7.6 metre uzunluğa erişebilen pitonlar ve anakondalara kadar değişiklik gösterir. Son keşfedilen Titanoboa cinsinin fosili 15 metre uzunluğundaydı. Modern yılanların çeşitlenmesi ise Paleosen dönemde oldu. Yılanların Türkiye'de 47 türü bulunur.

Yılan ile ilgili Cümleler

  • Suda bir yılan balığı var.
  • Fare yiyen bir yılan gördüm.
  • Ali yılan sokması nedeniyle öldü.
  • Bu yılanlar son derece tehlikeli.
  • Ali zehirli bir yılan tarafından ısırıldı.
  • Yılan bir kurbağayı yuttu.
  • Yılan derisini değiştirdi.
  • Yılan ısırığı öldürücüydü.
  • O, yılanı gördüğünde çığlık attı.
  • Yılan Havva'yı ayartmıştı.
  • Yılan kıvrıla kıvrıla gidiyor.
  • Bir yılanı sadece görmek onu hasta ediyor.
  • Yılan, avının vücudunu sıkıştırdı ve onu öldürdü.
  • Yılan diri mi yoksa ölü mü?
 

Yılan tanımı, anlamı:

Sürüngenler : Omurgalıların, suda ve karada yaşayabilen yılan, kertenkele, kaplumbağa, timsah gibi yerde sürünerek veya yürüyerek ilerleyen sınıfı.

Ayaksız : Ayağı olmayan.

Yılan gibi : Kıvrım kıvrım. hain, sevimsiz ve soğuk (kimse).

Yılan gibi sokmak : Bir kimseye sinsice kötülük etmek.

Yılanın kuyruğuna basmak : Kötü bir kimseye kötülük yapacak fırsat vermek.

Yılan balığı : Yılan balığıgillerden, yılana benzeyen, kaygan derili, ince uzun ve eti beğenilen bir balık (Anguilla).

Yılanbaşı : Atların takımlarına süs olarak takılan bir çeşit deniz böceği kabuğu.

Yılan çıyan : Zehirli sürüngenler.

Yılan çiçeği : Bir tür kıvrımlı eğrelti otu.

Yılan derisi : Deri sanayisinde çok tutulan ve ayakkabı, çanta ve kemer yapımında kullanılan deri.

Yılandili : Küçük eğrelti otu (Ophioglossum).

Yılan gömleği : Yılanların üzerinden her yıl sıyrılarak değişen üst deri, yılan kavı.

Yılan hikayesi : Uzayıp giden, bir türlü sonuca bağlanamayan sorun.

Yılaniğnesi : Kemikli balıklar takımının deniziğnesigiller familyasından bir tür balık.

Yılan kavı : Yılan gömleği.

Yılankavi : Dolambaçlı, dolanarak giden.

Yılankemiği : Yapana hiçbir zaman huzur ve rahat yüzü göstermeyen suç.

Yılan taşı : Rengi ve billur yapısı farklı birçok türü olan, minerallerin başkalaşmasıyla oluşan kütle, serpantin.

Yılanyastığı : Yılanyastığıgillerden, sulak ve nemli yerlerde yetişen, kök sapında süt görünüşünde, yakıcı ve acı bir öz su bulunan, zehirli bir bitki (Dracunculus vulgaris).

Çıngıraklı yılan : Çıngıraklı yılangillerden, kuyruk ucundaki sert pulları kımıldatarak kuru yaprak hışırtısına benzer bir ses çıkartan tehlikeli bir yılan (Crotalus).

Gözlüklü yılan : Kobra.

Karayılan : Boyu uzun, başı iri pullarla örtülü, zararlı hayvanları yediği için tarıma yararlı, tehlikesiz bir yılan (Coluber).

Kör yılan : Kör yılangillerden, solucanla beslenen, yılana benzer, ayaksız bir sürüngen (Typhlops vermicularis).

Sağır yılan : Engerekgillerden, genellikle dağlık yerlerde yaşayan, 65-75 santimetre uzunluğunda, çok zehirli bir tür yılan (Vipera aspis).

Ağaç yılanı : Su yılanıgillerden, 120 santimetre uzunluğunda, ağaçlar üzerinde yaşayan bir tür yılan.

Boa yılanı : Boagillerden, yalnız Güney Amerika'da yaşayan, zehirsiz, çok iri, güçlü bir yılan, boa (Boa constrictor).

Deniz yılanı : Yılanlar takımından, çok zehirli, kürek biçiminde yassı kuyruklu, Hint ve Pasifik okyanuslarında yaşayan bir hayvan (Hydrophis).

Katır yılanı : Bir tür engerek.

Mercan yılanı : Kırmızı olan vücudunda halka biçiminde siyah lekeler bulunan bir Amerika yılanı (Elaps corallinus).

Ok yılanı : Başı pullu, boyu 2 metre kadar olan zehirli ve tehlikeli bir yılan.

Su yılanı : Su yılanıgillerden, uzunluğu 50 santimetre kadar olan, su kenarlarında ve bağlarda yaşayan bir sürüngen (Natrix natrix).

Yılan balığıgiller : Örnek türü yılan balığı olan, karınları yüzgeçsiz balıklar familyası.

Yılancı : Yılan besleyen veya yılan oynatan kimse.

Yılancık : Streptokok denilen mikropların bir sıyrığa veya yaraya bulaşarak yaptıkları hastalık, kızılyörük. Kemik veremi.

Yılancıl : En çok yılanla beslenen bir kuş (Threshkiornis aethiopica).

Yılanyastığıgiller : Bir çeneklilerden, danaayağı, yılanyastığı vb. cinsleri içine alan bir bitki familyası.

Bana dokunmayan yılan bin yaşasın : "birçok kimse, kendilerine kötülüğü dokunmayan kişiye ilişmek istemez" anlamında kullanılan bir söz.

Beni sokmayan yılan bin yaşasın : Bana dokunmayan yılan bin yaşasın.

Çıngıraklı yılangiller : Omurgalı hayvanlardan sürüngenler sınıfına giren bir familya.

Denize düşen yılana sarılır : "güç bir duruma düşenlerin bundan kurtulmak için her türlü çareye başvurmaları olağandır" anlamında kullanılan bir söz.

El eliyle yılan tutulur : "kişi kendi işini kendisi yapmalıdır" anlamında kullanılan bir söz.

Her deliğe elini sokma ya yılan çıkar ya çıyan : "sonunu düşünmeden sana zararı dokunma olasılığı bulunan davranışlarda bulunma" anlamında kullanılan bir söz.

Kör yılangiller : Omurgalı hayvanlardan sürüngenler sınıfına giren, bütün sıcak bölgelerde rastlanan, kaygan pullu, 1 metre boyundaki yılanlar familyası.

Koynunda yılan beslemek : Bir yakınından ihanet görmek.

Su yılanıgiller : Örnek hayvanı su yılanı olan sürüngenler sınıfının bir familyası.

Su yılanları : Sürüngenler sınıfının bazı zehirli ve zehirsiz yılanları kapsayan geniş bir bölümü.

Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır : "gönül alıcı, okşayıcı sözlerle karşımızdakinin inadı yenilebilir" anlamında kullanılan bir söz.

Uyuyan yılanın kuyruğuna basmak : Kötü bir kimsenin yeni bir kötülük yapmasına fırsat vermek.

İnce : Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Zayıf. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). Hafif, gücü az. İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Tiz (ses), pes karşıtı. Taneleri ufak, iri karşıtı. Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Ayrıntılı.

Genel : Bir genelleme sonucunda elde edilen. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne).

Yerdegezen : Yılan.

Hayvan : At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

Sinsi : Gizlice başlayan, yavaş gelişen ve ağır sonuçlar doğurabilen (hastalık vb.). Gizli ve kurnazca kötülük yapan. Gizlilik ve kurnazlık belirten.

Hain : Zarar vermekten, üzmekten veya kötülük yapmaktan hoşlanan (kimse). Kötü niyeti olan. Hıyanet eden (kimse). Sitemli bir seslenme sözü.

Pullu : Üzerine pul işlenmiş. Üzerine pul yapıştırılmış. Pulu olan.

Ve : İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz. Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu.

Yılan adam : Geriye doğru eğilip dolanarak başını ayakları arasından çıkarabilen becerili kişi.

Yılan akbabasıgiller : Kuşlar (Aves) sınıfının, kartallar (Falconiformes) takımının, gündüz yırtıcıları (Accipiters) alt takımından, kanatları, kuyrukları ve bacakları çok uzun, yılanlarla beslenen türleri olan bir familya.

Yılan ayağı : Görülemeyecek kadar ince.

Yılan bağı otları : Su altında gelişen, çok yıllık, iki evcikli su bitkileri.

Yılan bağı otu : Besin maddelerince zengin göllerde, 1 m derinliğe kadar olan derinliklerde yaşayan ve Temmuz ayında çiçeklenen su bitkisi.

Yılan balığı anası : Kemikli banklar (Teleostei) takımının yılan balığı anasıgiller (Zoarcidae) familyasından, 30-40 cm kadar uzunlukta, doğurarak çoğalan, derin mağaralarda yaşayan, gözleri görmeyen bir tür. Kemikli balıklardan, yılan balığı anasıgiller (Zoarcidae) familyasından, 40 cm kadar uzunlukta olabilen, doğurarak çoğalan, derin mağaralarda yaşayan, gözleri görmeyen bir tür. (Zoarces viviparus), Kemikli-balıklar (Teleostei) takımının yılanbalığı-anasıgiller (Zoarcidae) familyasından bir balık türü. Uzunluğu 30-40 cm. Doğurur. Kuzey ve doğu denizlerinde derin mağaralarda yaşar. Kördür.

Yılan balığı anasıgiller : Balıklar (Pisces) sınıfının, kemikli balıklar (Teleostei) takımının, dikenli yüzgeçliler (Acanthopterygii) alt takımından, bütün denizlere yayılmış, derinlerde ve mağaralarda yaşayan, kör olan, yumurtlayan ve doğuran türleri olan bir familya. Kemikli balıklardan, bütün denizlere yayılmış, derinlerde ve mağaralarda yaşayan, kör olan, yumurtlayan ve doğuran türleri olan bir familya.

Yılan boyunlu kaplumbağagiller : Sürüngenler (Reptilia) sınıfının, kaplumbağalar (Testudinata) takımının, dönerboyunlular (Pleurodira) alt takımından, Güney Amerika ve Avustralya'da tatlı sularda yaşayan türleri olan bir familya. Kaplumbağalar (Testudinata) takımının, dönerboyunlular (Pleurodira) alt takımından, Güney Amerika ve Avustralya’da tatlı sularda yaşayan türleri olan bir familya.

Yılan dansı : Kuzey Amerika'da yaşayan Hopilerde büyücülerin büyüsel yeteneklerini göstermek için ağızlarına canlı yılanları alarak yaptıkları dans.

Yılan eğrisi : Dikdörtgenel konaçlara göre denklemi (…)olan düzlemsel eğri.

Diğer dillerde Yılan anlamı nedir?

İngilizce'de Yılan ne demek? : [Yilan City] n. serpent, snake, viper, scaly legless reptile with a long narrow body; person who cannot be trusted

pref. ophido

Fransızca'da Yılan : serpent [le]

Almanca'da Yılan : n. Schlange

Rusça'da Yılan : n. змея (F), гадюка (F)

adj. змеиный, коварный, подлый