Yağmur duası nedir, Yağmur duası ne demek

  • Kuraklık zamanlarında yağmur yağması için halkın topluca Tanrı'ya yakarması

Bilimsel terim anlamı:

Kuraklık sırasında yağmur yağdırması için yüce varlıklara, atalara, kutsal kişilere yönelik, onları acımaya getirecek ve yumuşatacak nitelikteki yakarış, dua.

Almanca'da Yağmur duası ne demek?:

regengebet, regenbitte

Yağmur duası hakkında bilgiler

Yağmur duası, (Arapça صلاة الاستسقاء İstiska), kuraklık dönemlerinde yağmur istemek amacıyla edilen dua.

İslam inancında Yağmur duası sünnettir. Hem Muhammed bin Abdullah hem de onun Raşid halîfeleri yağmur duasında bulunmuşlardır. Hanefi mezhebinin kurucusu Ebu Hanife'ye göre yağmur duası sırasında namaz kılınmasına ve hutbe okunmasına gerek yoktur; yalnızca tövbe ve istiğfar edilerek yağmur için dua yeterlidir. Buna karşılık Hanifelikte İmameyn (İki İmam) olarak anılan Ebu Yusuf ve İmam Muhammed'e göre iki rekat namaz kılmak mendub, öbür mezheplere göre sünnet-i müekkedir.

Yağmur duası köy ve kentin dışında, açık alanda (sahra) ve cemaatle yapılır. Duanın arka arkaya üç gün yenilenmesi gerekir. Duaya yaşıların, çocukların ve yavrularıyla birlikte hayvanların da götürülmesi iyi sayılır. Üçüncü duadan sonra yağmur yağmazsa elbiseler ters giyilir, tövbeler yenilenir, sadakalar verilir. Çocuklar bir süre annelerinden uzaklaştırılır, zayıflara, ihtiyarlara dua ettirilir. Böylece oluşturulan acıklı görüntüyle Tanrı'nın rahmetinin uyandırılması amaçlanır.

 

Yağmur duası tanımı, anlamı:

Kuraklık : Kurak olma durumu, kurak hava, yağışsızlık.

Yağmur : Çokluk, bolluk. Çok ve sık düşen, gelen şey. Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumda olanı, yağar, yağış, baran, bereket, rahmet.

Yağma : Akıncıların düşman topraklarına yaptıkları baskın, çapul. Birçok kişinin zor kullanarak ele geçirdikleri malı alıp kaçması, talan. Yağmak işi. Baskın veya zor kullanarak elde edilmiş olan.

Tanrı : Çok tanrıcılıkta var olduğuna inanılan insanüstü varlıklardan her biri, ilah. Kâinatta var olan her şeyi yaratan, koruyan, tek ve yüce varlık, Yaradan, Allah, Rab, İlah, Mevla, Halik, Hüda, Hu, Oğan.

Zaman : Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Dönem, devir. Çağ, mevsim. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı. Belirlenmiş olan an.

Halk : Yaratma. Bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu. Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri. Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu, folk. Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü, ahali. Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu.

 

Topluca : (toplu'ca) Toplu olarak, beraber. Vücutça biraz dolgun.

Yakarma : Yakarmak işi.

Dönem : Yarıyıl. Yasama meclisinin iki seçilişi arasındaki süre, devre. Bir çağ içinde belli özellikleri olan sınırlı süre. Belli özellikleri olan zaman parçası, periyot.

İstemek : Görmek istediğini bildirmek. Gerek olmak. Evlenmek dileğinde bulunmak. İstek duymak, arzulamak. Bir şeyin kendisine verilmesini veya yapılmasını söylemek, dilemek.

İslam : Müslümanlık.