Yada nedir, Yada ne demek
Yada; İsim olarak kullanılan bir kelimedir.
Yada isminin anlamı, Yada ne demek:
Büyü,sihir, afsun. Kutsal. Türklerde geçmişte büyü yapımında kullanılan yeşim taşı. Yada ismi; Türkçe kökenli olup bir Erkek ismidir.
Yada ile ilgili Cümleler
- Tom'a bir yada iki soru sormak istiyorum.
- Sosisli sandviç yada bir şey almaya gidelim.
- Seni üç yada dört kez aradım ama sen asla telefona cevap vermedin.
- Ali iki yada üç gece burada kalabileceğini söylüyor.
- Sana bira yada bir şey alabilir miyim?
- Er yada geç, Mustafa bilmek istediğim her şeyi bana söyleyecek.
- Su soğuduğunda kar yada buz olabilir.
- İki arabası olan iki yada üç kişi var.
- "Bunu sevgi yada para için yapacak mısın?" "Bunu para için yapacağım.
- Er yada geç bunu yapabileceğimden eminim.
Yada kısaca anlamı, tanımı
Yada düşmeyh : Akla gelmek, ansımak
Yada kalmak : Yabancı kalmak. Mahrum kalmak.
Yada taşı : Birbirine sürtülünce yağmur yağacağına inanılan koyu yeşil renkli, genellikle yuvarlak, fındık büyüklüğünde bir taş, yağmur taşı. Eski Türk budunlarının, yağmur ve kar yağdırdığına, yel estirdiğine inandıkları kutsal ve büyüsel taş. a. bk. yağmur taşı. Ak, yeşilimtrak ya da yeşil renkli bir ışınsı türü. (Genellikle kütlesi biçimsizdir. Bu taşa nefrit adı da verilir ve süs taşı olarak kullanılır.). Eskiden usûlüne göre kullanılınca yağmur yağdırdığına inanılan bir taş, yağmur taşı.
Yadacı : Yada taşıyla yağmur ve kar yağdırdığına, yel estirdiğine inanılan büyücü, a. bk. yada taşı. Büyücü, sihirbaz. Hekim.
Yadalamak : Muztarip, muazzep olmak.
Yadarlık : Arka çıkma.
Yadarmak : Arka çıkmak.
Türkler : Antalya ili, Alanya belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Çorum kenti, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
Geçmiş : Geçme işini yapmış. Çürümeye yüz tutmuş. Zaman bakımından geride kalmış, esbak. Birinin ölmüş ana, baba ve yakınları. Arkada kalan hayat. Bugüne göre geride kalmış olan zaman, mazi.
Kutsal : Güçlü bir dinî saygı uyandıran veya uyandırması gereken, kutsi, mukaddes. Bozulmaması, dokunulmaması, karşı çıkılmaması gereken, üstüne titrenilen. Tanrı'ya adanmış olan, tanrısal olan. Tapınılacak veya yolunda can verilecek derecede sevilen, kutsi, mukaddes, lahut.
Yapım : Yapma işi, inşa, imal, konstrüksiyon. Bir filmin çevrilmesi veya bir radyo, televizyon programının hazırlanması için gerekli çalışmaların tümü ve bu çalışmaların ürünü, prodüksiyon. Özümleme. Ham maddeyi el veya makine ile işleyerek mal üretme, imal.
Afsun : Büyü.
Yeşim : Açık yeşil ve pembe renkli, kolay işlenen, değerli bir taş.
Yeşi : Bir at rengi.
Türk : Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan halk ve bu halktan olan kimse. Dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan, Türkçenin değişik lehçelerini konuşan soy ve bu soydan olan kimse.
Büyü : Tabiat kanunlarına aykırı sonuçlar elde etmek iddiasında olanların başvurdukları gizli işlem ve davranışlara verilen genel ad, afsun, efsun, sihir, füsun, bağı. Karşı durulamaz güçlü etki.
Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.
Diğer dillerde Yabani tütün zehirlenmesi anlamı nedir?
İngilizce'de Yabani tütün zehirlenmesi ne demek ? : native tabacco poisoning

Bu kısımda Yada nedir? Yada ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Yada tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Yada hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.