Yedirmek nedir, Yedirmek ne demek
- Yemesini sağlamak.
- Bir şeyi azar azar başka bir şeyin içine karıştırarak belli olmayacak duruma getirmek.
- Ağzına yiyecek vermek, beslemek, karnını doyurmak.
- Bir fazlalığı herhangi bir biçimde kullanmak

- Nefis, namus, şan, kibir vb. kavramlarla kullanıldığında yakıştırmak, yaraştırmak.
- Bir kimseye rüşvet vermek.
"Yedirmek" ile ilgili cümle örnekleri
- "Çocuğu yedirmek."
- "Yağı hamura yedirmek."
- "Kumaşın fazlasını büzgüye yedirdi."
Yerel Türkçe anlamı:
Rüşvet vermek.
Yedirmek || yedermek || yedurmek || yedürmek
Kumaşı daha dar kumaşa kaydırarak dikmek.
Yedirmek kısaca anlamı, tanımı:
Yedirme : Yedirmek işi. Yağ, kireç ve kendirden yapılan, su borularını birbirine tutturmaya yarayan macun.
Lafını yedirmek : İddialı olarak söylediği sözü geri alma zorunda bırakmak.
Para yedirmek : Rüşvet vermek. gereksiz olarak başkasına çok para harcamak.
Sözünü yedirmek : Lafını yedirmek.
Yağ yedirmek : Yağı bir şeyin içine azar azar ekleyerek belli olmaz duruma getirmek.
Sağlamak : Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek. Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak. Elde etmek, sahip olmak. Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek.
Yiyecek : Yenmeye elverişli olan her şey. Yenebilen.
Vermek : Bırakmak veya bağışlamak. Sahip olmasını sağlamak. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Doğurmak. Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Yaymak. Ödemek. Kazandırmak, katmak. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Herhangi bir duruma yol açmak. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Ayırmak, harcamak. Dayamak. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Tespit etmek. Üzerinde, elinde veya yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Ondan bilmek, atfetmek. Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Hepsini herhangi bir duruma sokmak. Satmak.
Beslemek : Maddi yardım yapmak, desteklemek. Yedirmek. Bir şeyi korumak veya sağlamca durmasını sağlamak için çevresini veya altını desteklemek, doldurmak, pekiştirmek. Bir duyguyu gönülde yaşatmak. Semirtmek. Yetiştirmek. Yiyecek ve içeceğini sağlamak. Eklemek, katmak, çoğaltmak.
Doyurmak : Açlığını gidermek. Para yedirmek. Geçindirmek, yaşamasını sağlamak. Bir maddenin içine alabileceği kadar başka bir madde katmak. Doyma durumuna getirmek. Kandırıcı, inandırıcı olmak, tatmin etmek.
Azar : Paylama.
Karış : Parmaklar birbirinden uzak duracak biçimde gergin duran elde, başparmak ile serçe parmağın uçları arasındaki açıklık.
Bir : Aynı, benzer. Beraber. Bir kez. Sadece. Tek. Bu sayı kadar olan. Sayıların ilki. Ancak, yalnız. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Eş, aynı, bir boyda. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı).
Rüşvet : Yaptırılmak istenen bir işte yasa dışı kolaylık ve çabukluk sağlanması için bir kimseye mal veya para olarak sağlanan çıkar.
Diğer dillerde Yedirmek anlamı nedir?
İngilizce'de Yedirmek ne demek? : v. feed, rub in
Fransızca'da Yedirmek : faire ou laisser manger; donner à manger; tolérer
Almanca'da Yedirmek : v. beköstigen
Rusça'da Yedirmek : v. кормить, питать, содержать, снабжать, удовлетворять, переваривать, переносить, терпеть, травить, удовлетворить, переварить, перенести, вытерпеть, потерпет

Bu kısımda Yedirmek nedir? Yedirmek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Yedirmek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Yedirmek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.