Yelimek nedir, Yelimek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Şımarmak, yaramazlık yapmak.

İşi için başvurmak, dolaşmak.

Yelimek kısaca anlamı, tanımı

Yeli : Yele. Dağın doruğa yakın bölümü. [Bakınız: yal]

Yelim : Eski türkçe yelim: hafiFar. Tutkal, yapışkan nesne, çiriş.

Yaramazlık : Yaramaz olma durumu. Yaramazca davranış. Kötü, uygunsuz durum ya da haber.

Başvurmak : Bir işin yapılması için bir kimsenin aracılığını istemek. Bilgi sahibi olmak için bir kaynağı kullanmak, müracaat etmek. İsteği, dileği belirtmek için herhangi bir işlem başlatmak. Bir şeye yararlanmak amacıyla el atmak. Bir işe girmek, bir sınava katılmak vb. konularda müracaatta bulunmak.

Başvurma : Başvurmak işi, müracaat.

Şımarmak : Kendisine gösterilen sevgi ve saygıdan veya verilen değerden yüreklenerek yersiz ve aşırı davranışlarda bulunmak.

Dolaşmak : Gezmek, gezinmek. Saç, iplik vb. şeyler birbirine karışarak güç çözülür duruma gelmek. Dönüp başka bir yönden gelmek. Akmak. Nefes, el bir şey üzerinde hafifçe hareket etmek. Denetlemek amacıyla bir yeri gezmek. Doğru gitmeyip yolu uzatmak. Belirmek. Bir yeri belli bir amaçla gezmek. Çok kimse tarafından söylenmek. Gezinmek.

Dolaşma : Dolaşmak işi.

Şımarma : Şımarmak işi.

Yaramaz : Uygun ve yararlı olmayan, bir işe yaramayan. Çapkın. Söz dinlemeyen, uslu durmayan, yasaklanan şeyleri yapmakta ayak direyen, haşarı (çocuk), uslu karşıtı.

 

Yarama : Yaramak işi.

Yapmak : Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Yol almak. Davranmak, hareket etmek. Üretmek. Bir durum yaratmak. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Salgılamak, çıkarmak. Edinmek, sahip olmak. Olmasına yol açmak. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Olmak. Gerçekleştirmek. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Onarmak, tamir etmek. Evlendirmek. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek. Düzenli bir duruma getirmek. Dışkı çıkarmak.

Yapma : Yapmak işi. Yapay. Yapmacık. Tezek. Bulgurla yapılmış, yuvarlak ve yassı köfte. Sır, gizem. Elle biçim verilen tezek. Tezek, kerme (Çayağzı).

Şıma : Kum, kireç, çakıldan oluşan harçla yapılan duvar. Asmanın yeni süren filizi.

Yara : Keskin bir şeyle veya bir vuruşla vücutta oluşan derin kesik. Dert, üzüntü, acı. Bir şeyin iç veya dış yüzünde herhangi bir etki ile oluşan ve tehlikeli olabilen oyuk, gedik, yarık. Vücutta işlemekte olan çıban.

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

Diğer dillerde Yeleli sırtlan anlamı nedir?

İngilizce'de Yeleli sırtlan ne demek ? : aardwolf