Yoğurtlama nedir, Yoğurtlama ne demek

  • Yoğurtlamak işi
  • Kızartılmış patates, biber, kabak, patlıcan vb.nin yoğurtla karıştırılmasıyla hazırlanan bir yemek ütrü.

Yoğurtlama anlamı, kısaca tanımı:

Yoğurt : Maya katılarak koyulaştırılmış beyaz, kıvamlı bir süt ürünü.

Yoğurtlamak : Saçma sapan davranmaya başlamak. Yoğurt katmak.

Kızartı : Kızarmış yer.

Patates : Patlıcangillerden, yaprakları ve sürgünleri acı bir bitki (Solanum tuberosum). Bu bitkinin toprak altında oluşan, nişastası çok, yenebilen yumruları.

Biber : Bu bitkinin kurutulup baharat olarak yararlanılan ürünü. Bu bitkinin tazeyken sebze olarak yenilen ürünü. Patlıcangillerden, yurdumuzda çok yetişen ve çeşitli türleri bulunan bir bitki (Capsicum annuum).

Kabak : Kısa boynuzlu hayvan. Bilgisiz, görgüsüz, kaba. Ham, tatsız (kavun, karpuz). Esrarkeşlerin kullandığı bir tür nargile. Dişleri aşınarak yüzeyi düzleşmiş olan (taşıt lastiği). Kabak kemane. Kabakgillerden, sürüngen gövdeli, sarı çiçekli, birçok türü olan bir bitki (Cucurbita). Bu bitkinin türlerine göre yemeği ve tatlısı yapılmış olan ürünü. Tüysüz, dazlak.

Patlıcan : Bu bitkinin sebze olarak kullanılan, mor renkli, uzunca veya toparlak ürünü. Patlıcangillerden, kalın saplı, uzunca yapraklı otsu bitki (Solanum melongena).

 

Karış : Parmaklar birbirinden uzak duracak biçimde gergin duran elde, başparmak ile serçe parmağın uçları arasındaki açıklık.

Yemek : Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Kandırmak. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Yasal yoldan cezalandırılmak. Sürekli üzmek, tedirgin etmek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Ağızda çiğneyerek yutmak. Yemek yeme, karın doyurma işi. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Isırmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Başkasının parasını harcamak. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek.