Zavır nedir, Zavır ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Hayvanlara yedirilmek için hazırlanan tahıl kırması.

Yalan.

Kendini beğenme, naz.

Çıkışma, azar.

Hayvanlara yedirilen tahıl kırması ve benzerleri yem.

Çıkışma, paylama.

Zavır anlamı, kısaca tanımı

Avır zavır etmek : Tehditli söz söylemek, ileri geri, terbiyesizce konuşmak

Zavır zart : Öfke, sinir.

Zavırlamak : Paylamak, çıkışmak. Gözdağı vererek bir yere, bir işe salmak.

Zavırtı : Anlaşılmayan ses, mırıltı. Anlaşılmaz, anlamsız söz, ses için.

Yedirilmek : Yedirme işi yapılmak.

Yedirilme : Yedirilmek işi.

Hayvanlar : (Animalia), Canlı varlıklardan bitkiden farklı olarak yer değiştirebilen, uyartılara cevap veren, besinlerini vücudu içinde sindirebilenleri içine alan bir âlemdir. Birgozeliier (Protozoa) ve çokgözeliler (Metazoa) olmak üzere 2 altâlemi vardır.

Çıkışma : Çıkışmak işi.

Paylama : Paylamak işi, azar, azarlama, tekdir, tevbih, papara, saparta.

Beğenme : Beğenmek işi veya durumu.

Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

 

Yalan : Doğru olmayan, gerçeğe uymayan söz, kıtır. Yalancı kimse. Uydurma.

Hayva : Ayva. Tenekeyi lehimlemek için kullanılan bakır ya da demir araç. [Bakınız: hayva demiri].

Tahıl : Buğday, arpa, mısır, yulaf, çavdar, pirinç vb. hasat edilen ürünler ile tohumlarının genel adı, hububat.

Çıkış : Çıkma işi. Bir yerden çıkmak için kullanılan nokta. Güreşte cazgırın alana çıkardığı pehlivanların izleyicilere doğru yürüyerek çalım yapmaya başlaması. Yokuş. Verilen bir işaretle yarışa başlama, depar. Uçağın bir havaalanından başka bir havaalanına gitme süreci, sorti. Çıktı. Mezuniyet, okul bitirme. Beklenilmeyen bir sırada yapılmış olan sert konuşma. Kuşatılmış bir bölgedeki birliklerin yaptığı saldırı. Çıkış belgesi.

Kırma : Kırmak işi. Basılı kâğıtları forma durumuna getirmek için belli yerlerinden bükme ve katlama işi. Kırılmış ya da dövülmüş tahıl. Ortasından kırılarak doldurulan (tüfek). Ot bitmeyen bayır. Pili. Melez. Yabancı etkilerle özgün niteliğini yitirmiş olan.

Kendi : İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, zat. Kişinin özel olarak vurgulandığını anlatan bir söz. "Kendisi, kendileri" biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak "o" ve "onlar" yerine kullanılan bir söz. Yaptığı, giriştiği bir işte başkalarının herhangi bir etkisi bulunmadığını belirten bir söz.

Hazır : Bir iş yapmak için gereken her şeyi tamamlamış olan, anık, amade, müheyya. Belli bir işe yarayacak, kullanılacak bir duruma getirilmiş. Fırsattan yararlanarak. Bir işi yapmak için gereken her şey tamamlanmış olarak. Belirli bir biçimde yapılmış olarak satılan, alıcı bekleyen, ısmarlama karşıtı.

 

Beğe : Hayvanların yem yediği yer. (Susuz Kars).

Diğer dillerde Zator anlamı nedir?

İngilizce'de Zator ne demek ? : zator