Zeal türkçesi Zeal nedir

Zeal ile ilgili cümleler

English: Actually, I'm going to New Zealand to study.
Turkish: Aslında, okumak için Yeni Zelanda'ya gidiyorum.

English: Guess what! I'm going to New Zealand to study.
Turkish: Bil bakalım ne oldu! Yeni Zelanda'ya çalışma'ya gidiyorum.

English: After working zealously, we were refreshed by fruit and water.
Turkish: Şevkle çalıştıktan sonra meyve ve suyla canlandık.

English: She shows no zeal for her work.
Turkish: O, işi için hiç gayret göstermedi.

English: Ali is zealous, isn't he?
Turkish: Ali gayretli, değil mi?

Zeal ingilizcede ne demek, Zeal nerede nasıl kullanılır?

Full of zeal : Azimli. Hevesli. İstekli.

Zealand : Yeni zellanda ülkesinin isminin bir bölümü. Danimarka'nın başlıca adası (üzerinde kopenhag'ın kurulu olduğu).

Zealander : Zealandli yada orada ikamet eden kimse.

Zealanders : Zealandli yada orada ikamet eden kimse.

Zealot : Gayretli kimse. Gayretkeş kimse. Yobaz. Bağnaz. Mutaasıb. Fanatik. Partizan. Bağnaz kimse. Mutaassıp.

New zealand dollar : Yeni zelanda doları.

Zeals : Ateşlilik. Gayretkeşlik. Can atma. Şevk. Heves. Tehalük. Coşkunluk. Hamiyet. Hararet. Gayret.

Zealots : Mutaassıp. Yobaz. Gayretli kimse. Mutaasıb. Bağnaz kimse. Partizan. Gayretkeş kimse. Fanatik.

 

Zealously : Gayretli bir şekilde. Arzulayarak. İsteklice. Heyecanla. İstekle. Gayretlice. Heveslice. Cansiperane. Aşk ile.

Zealous : Heyecanlı. Coşkun. Azimli. Bağnaz. Gayretli. Şevkli. Ateşli. Hevesli. İstekli. Hararetli.

İngilizce Zeal Türkçe anlamı, Zeal eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Zeal ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Anxiety : Anksiyete. Endişe. Bunaltı. Bireylerin, toplumsal kümelerin herhangi bir güçlü istek ya da güdülerinin gerçekleşememesi olasılığı karşısında duydukları tedirginlik. Düşünce. Sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Canlının içinde bulunduğu sıkıntılı duruma bağlı olarak gelişen psikonöretik bozukluk. Huzursuzluk. Kaygı.

Mettle : Huy. Hırs. Cesaret. Yüreklilik. Yiğitlik. Ateş. Mizaç.

Keenness : Şiddet. Zekilik. Düşkünlük. İncelik. Acılık. Merak. Heveslilik. Keskinlik. Nezaket.

Ardency : Tutku.

Ardours : Heyecan. Ateş.

Ardor : Ateş. Heyecan.

Longings : Sevda. Arzu. Hasretlik. Özlem. Arzulu. Güçlü istek. Hasret. Arzu etmek. Susamış.

Enthusiasm : Heyecan. İsteklilik. Coşku. Büyük ilgi. Şevku-teheyyüç. Çoşkunluk.

Bootstraps : Çizme atkısı.

Energies : Güç. Erke. Enerji. Kuvvet.

Zeal synonyms : grand, colour, mettles, itched, brio, fervour, elans, determinations, readiness, abundance, grandest, constancy, assiduity, calling, doggedness, caloric, enthusiasms, guts, zeals, scaffolding, zealotry, appetite, industries, itch, appetites, assiduities, vehemency, fervencies, devoutness, grander, grands, fervency, effusions.

 

Zeal zıt anlamlı kelimeler, Zeal kelime anlamı

Unwillingness : İsteksizlik. Razı olmama. Gönülsüzlük. İstememe.

Zeal ingilizce tanımı, definition of Zeal

Zeal kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Ardent and active interest. To be zealous. Enthusiasm. Engagedness. Passionate ardor in the pursuit of anything. Eagerness in favor of a person or cause. Fervor.