Zimmet nedir, Zimmet ne demek
Zimmet; kökeni arapça dilinden gelmektedir.
- Üstünde olan şey.
- Bir kimsenin yasal olmayan yollardan üzerine geçirip ödemeye zorunlu olduğu para.
- Bir ticaret kuruluşunun borçlarının tümü

- Kurum ve kuruluşlarda çalışanlara veya para işleri ile uğraşan görevliye imza karşılığı teslim edilen para veya eşya.
Zimmet tanımı, anlamı:
Zimmetine geçirmek : Bir hesabı birinin borcuna eklemek.
Zimmet çıkarmak : Eksik veya yanlış yapılmış olan bir işlemden dolayı kişiye fazladan ödenen miktarı belirlemek ve ödemesini sağlamak için bildirimde bulunmak.
Beraatizimmet : Borçsuzluk.
Zimmetli : Zimmet edilmiş.
Üstün : Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan. Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik. Arap harfli metinlerde bir ünsüzün a, e seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, fetha.
Kurum : Ocak bacalarında biriken veya çevrede savrulan kalın is. Kendini büyük ve önemli gösterme davranışı, büyüklenme, gösteriş, azamet, tekebbür. Evlilik, aile, ortaklık, mülkiyet gibi köklü bir yapıyı içeren, genellikle devletle ilişkisi olan yapı veya birlik, müessese.
Kuruluş : Kasılma. Yapı, yapılış, bünye. Topluma hizmet, üretim, tüketim vb. amaç ve görevlerle kurulan her şey, tesis. Bir sefer kuvvetini oluşturan birliklerin yapısı. Kurulma işi.
Çalış : Çalma işi.
Para : Kuruşun kırkta biri. Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit. Kazanç.
Uğraş : Bir insanın yaptığı iş veya meslek, iş güç, meşguliyet. Bir kimsenin kendi isteğiyle seçerek ve zevk alarak yaptığı iş, iş güç, meşguliyet. Bir güçlüğü yenmek için gösterilen sürekli çaba, mücadele.
Görevli : Görevi olan, vazifeli. Resmî görevi olan kimse, memur.
Şey : Nesne, madde. Madde, eşya, söz, olay, iş, durum vb.nin yerine kullanılan, belirsiz anlamda bir söz.
Bir : Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Aynı, benzer. Tek. Sayıların ilki. Bir kez. Beraber. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Bu sayı kadar olan. Sadece. Eş, aynı, bir boyda. Ancak, yalnız. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer.
Ticaret : Alışveriş sonucu elde edilen, yararlanılan fiyat farkı, kâr. Kazanç amacıyla yürütülen alım satım etkinliği. Bu etkinlikle ilgili bilim. Ürün, mal vb. alım satımı.
Zimmetleme : Zimmetlemek işi.
Zimmetlemek : Herhangi bir şeyi bir kimsenin üzerine emanet olarak kaydetmek.
Zimmet ile ilgili Cümleler
- Parayı zimmetine geçiren kişinin Mustafa olduğunu nasıl anladın?
- Yoldan uzakta bulunan annesi ile birlikte, Duke şirketinden zimmetine para geçirme planına devam edebildi.
- Ofisten zimmetine para geçirdi.
Diğer dillerde Zimmet anlamı nedir?
İngilizce'de Zimmet ne demek? : n. debit
Fransızca'da Zimmet : débit [le], dette [la]
Almanca'da Zimmet : Soll, Debet
Rusça'da Zimmet : n. долг (M), обязательство (N), обязанность (F)

Bu kısımda Zimmet nedir? Zimmet ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Zimmet tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Zimmet hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.