Çözünürlük sabitesi nedir, Çözünürlük sabitesi ne demek

Çözünürlük sabitesi; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Bir dokudaki almaçların % 50’sini işgal etmek için gereken ilaç konsantrasyonu değeri, disosiyasyon sabitesi.

Çözünürlük sabitesi anlamı, kısaca tanımı

Çözünür : Bir çözgen içinde çözünme özelliği gösteren. Bir çözücü içinde az ya da çok çözünebilir özdek. Bir çözen içinde çözünme özelliği gösteren

Çözünürlük : Bir maddenin başka bir madde içinde çözünme özelliği, resolüsyon. Ekrandaki görüntünün veya yazıcı tarafından basılan şekillerin netliği. Birim nicelikte çözelti ya da çözgen içinde, belli sıcaklık ve basınçla çözülebilen özdek niceliği. Belirli oylum ya da tutardaki bir özgende çözünebilen özdek niceliği. Katı, sıvı ya da gaz çözünenin, belirli koşullarda çözücüsü ile tektürel bir çözelti oluşturabilmesinin sınırı. Bir maddenin belirli bir sıcaklıktaki doygun çözeltisindeki derişimi. Bir çözünenin, bir çözendeki çözünme kertesi. (Genellikle, belirli bir sıcaklıkta yüzde olarak belirtilir.). Bir maddenin çözelti oluşturma kapasitesi. Birbirine komşu iki noktanın ayırt edilebilme gücü. Mikroskobik olarak birbirine komşu iki farklı görüntünün ayırt edilebilme duyarlılığı, rezolüsyon.

 

Sabi : Küçük çocuk.

Sabit : Yerinden oynamayan, yerini değiştirmeyen, durağan. Değişmeyen, hep aynı kalan, önceden ayarlanmış. Gerçekliği tespit edilmiş, kanıtlanmış olan.

Sabite : Bir formülde geçen ve önceden belirlenmiş bulunan değişmez nicelik. Görünürde hareket etmeyen yıldız.

Disosiyasyon sabitesi : Çözünürlük sabitesi.

Konsantrasyon : Derişim. Dikkat toplaşımı.

Değeri : Kıymet, paha.

Konsa : Taşlık.

İşgal : Bir yeri ele geçirme. Uğraştırma. Bir kimseyi işten alıkoyma, engelleme, oyalama. Bir yeri geçici bir süre için ele geçirme.

Gerek : İcap. Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım.

Değer : Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü.

Almaç : Bir elektrik akımını alıp başka bir kuvvete çeviren cihaz, alıcı, reseptör.

Etmek : Bir işi yapmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Demek, söylemek. Eşit değer kazanmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Küçük ya da büyük abdestini yapmak. Bulmak, erişmek. Herhangi bir değerde olmak. Kötülükte bulunmak.

Etme : Etmek işi.

Gere : Meyve dallarını eğmek ya da davarları yakalamak için kullanılan ucu çengelli uzun sırık. Geniş. Ağız kavgası, çekişme.

İlaç : Bir hastalığı iyi etmek veya önlemek için türlü yollarla kullanılan madde, em, deva. Çare, önlem.

Diğer dillerde Çözünürlük sabitesi anlamı nedir?

İngilizce'de Çözünürlük sabitesi ne demek ? : dissociation constant