Çımbar nedir, Çımbar ne demek

Çımbar; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isim olarak kullanılır.

  • Dokuma tezgâhındaki kumaşı germeye yarayan iki tarafı dişli araç

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Dokuma tezgâhlarında bezi gerdirmek için kullanılan iki tarafı dişli bir aygıt.

Teknik terim anlamı:

Dokunan halı, kilim ya da palazı gergin tutmaya yarayan biri delikli, diğeri deliksiz demir araç. (Çatak Emet Kütahya; Mudurnu Bolu).

Çımbar kısaca anlamı, tanımı

Çımbar tahtası : Dokuma tezgâhlarında bezi gerdirmek için kullanılan iki tarafı dişli aygıtın tahtası

Çımbarsı : Zayıf ve uzun boylu (insan ve hayvan hakkında).

Dokuma tezgahı : Dokuma işinin yapıldığı makine veya araç.

Gerdirmek : Germe işini yaptırmak.

Gerdirme : Gerdirmek işi.

Deliksiz : Deliği olmayan.

Kütahya : Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Mudurnu : Bolu iline bağlı ilçelerden biri.

Delikli : Deliği ya da delikleri olan. Deliklerle kaplı esnek doku şeridi. Kevgir. Bir tür olta iğnesi.

Dokuma : Dokumak işi, tekstil. Tezgâhta dokunarak elde edilen (kumaş). Kumaş olabilen, kumaş yapılabilen. Yapı, oluşum. Minder örtüsü, yatak kılıfı vb. için kullanılan ve boyalı pamuk ipliğinden dokunan bez.

Tezgah : Genellikle dükkânlarda satıcıların önündeki uzun masa. Kahve, meyhane vb.nde müşterilerin üzerinde yiyip içtikleri uzun masa veya büfe. Üzerinde genellikle el veya küçük makinelerle iş görülen yapım aracı. Tersane. Genellikle yasal olmayan bir işi yapmak için tutulan uygunsuz yol. iş masası.

 

Diğeri : Ötekisi, başkası.

Gergin : Gerilmiş durumda olan. Buruşuğu, kırışığı olmayan (cilt). Bozulacak duruma gelmiş olan (ilişki). Huzursuz, sinirli.

Gergi : Perde. İp, kayış, tel vb.ni gerginleştirme işinde kullanılan araç.

Germe : Germek işi. Bir yeri bölmek, sınırı belli etmek için yapılmış olan tahta perde.

Kumaş : Pamuk, yün, ipek vb.nden makinede dokunmuş her türlü dokuma. Varlığı ve kişiliği oluşturan nitelik veya malzeme.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Taraf : Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Yöre, yer. Yön, yan, doğrultu. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi.

Palaz : Kaz, ördek, güvercin vb. bazı kuş yavrularının civcivlikten sonraki durumu.

Kilim : Döşeme, divan gibi yerlere serilen, genellikle desenli, havsız, kalın, kıl veya yün dokuma.

Diğer dillerde Çılgınlık oyunu anlamı nedir?

İngilizce'de Çılgınlık oyunu ne demek ? : fool's play

Fransızca'da Çılgınlık oyunu nedir ? : sotie