Çalımlamak nedir, Çalımlamak ne demek

Çalımlamak; bir spor terimidir.

  • Bir oyuncu topu elinden veya ayağından kaçırmadan karşısındaki oyuncuları kıvrak hareketlerle geçmek.
  • Kandırmak.
  • Bir fırsattan yararlanarak bir başkasının hakkı olan bir şeyi ele geçirmek

Çalımlamak kısaca anlamı, tanımı:

Çalım : Biraz benzeme, andırma. Karşıdakini etkilemek amacıyla yapılmış olan abartılı davranış, kurum, caka, afra tafra, afur tafur, zambır. Geminin su kesiminden aşağı bölümünün baş ve kıç bodoslamasına doğru darlaşması. Menzil, erim. Bir oyuncunun topu elinden veya ayağından kaçırmadan karşısındaki oyuncuları kıvrak hareketlerle geçmesi. Kılıcın keskin yanı.

Oyuncu : Düzenci, hileci. Çok oyun yapan, oyundan oyuna geçen (kimse). Oyunu seven. Herhangi bir oyunda oynayan kimse. Sinema, perde veya bir gösteride rol alan sanatçı, aktör, aktris.

Topu : Hepsi.

Kaçırma : Kaçırmak işi.

Kıvrak : Yerli dokuması kara bezden yapılmış köylü kadın yeldirmesi. Akıcı, işlek. Aceleci. Canlı, hareketli, atik. Güzel, şık, yakışıklı. İnce tülbent veya ipekli başörtüsü.

Hareket : Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma. Devinim. Yola çıkma. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi. Deprem. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Davranış, tutum. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon.

 

Geçmek : Tükenmek, bitmek, sona ermek. Bırakmak, vazgeçmek. Bulunduğu yeri veya konumu değiştirmek. Bir konu üzerinde veya bir yerde çalışmış olmak. Harcamak. Kabul edilemez olmak. Kullanımda olmak, tedavülde olmak. Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar. Sürümü olmak, satılmak. Yaşamak. Görev almak. Çok bekletilmekten çürümeye yüz tutmak. Sıyrılmak, kurtulmak, işin içinden çıkmak. Herhangi bir durum, soya çekim yoluyla birinde görünmek. Zamanı aşmak, geride bırakmak. Bir yandan girip diğer yandan çıkmak. Çekiştirmek, yermek. Sönmek. Bir duruma uğramak, konu olmak. Bir şeyi bundan böyle yapma durumunda olmamak. Söylemeden veya bitirmeden atlamak. Konuşmada sözü geçmek veya basında yer almak. Yazılmak, girmek. Yol, araç veya akarsu bir yerin yakınından veya içinden gitmek. Okulda, sınavda başarı göstermek. Bir yere gidip oturmak. Birinden meşk etmek. Bir müzik parçasını meşk ederek öğrenmek, çalmak veya söylemek. Haberi bir iletişim aracı ile bildirmek. Kalmak, devrolmak. Hastalık bulaşmak, sirayet etmek. Yerini bırakıp başka yer almak. Bir yerden başka bir yere gitmek. Etki yapmak, işlemek. Üstünlük sağlamak. Olmak, vuku bulmak, cereyan etmek. Geride bırakmak, aşmak. Bir yeri aşmak, öbür yana ulaşmak.

Kandırmak : Kanmasını sağlamak, inandırmak, ikna etmek. Aldatmak. İçme, yeme isteğini karşılamak.

Diğer dillerde Çalımlamak anlamı nedir?

İngilizce'de Çalımlamak ne demek? : to dribble