Çer çalmak nedir, Çer çalmak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Ani hastalığa yakalanmak: Aman sokağa çıkma, çer çalar.

Çer çalmak kısaca anlamı, tanımı

Çer : Memeli hayvanların kızgınlık zamanlarında ve doğumları yaklaşınca dişilik organlarından akan sıvı. Yaramaz (çocuklar hakkında). Zehirli küçük böcek. Hayvan anlamında kullanılır: Çer gelmiyor ki. Hastalık (daha çok hayvanlar hakkında): Çer değmiş at kaçtı. İlenç olarak söylenir: Çer deye. Kayısı kurusu

Çalma : Çalmak işi. Çalınmış. Hırsızlık, sirkat. Kakmalı olmayan, kalemle işlenmiş. Başa sarılan sarık. Kibrit.

Çalmak : Başkasının malını gizlice almak, hırsızlık etmek, aşırmak. Bir müziği dinlemeyi sağlayan aleti çalıştırmak. Benzemek, andırmak. Bozmak, zarar vermek. Üzerine sürmek. Kumaşın bir parçasını kesmek. Vurarak ya da sürterek ses çıkartmak. Ses çıkarmak, ses vermek. Zamanı boşa harcatmak, ziyan edilmesine yol açmak. Süpürmek, temizlemek. Atmak, çarpmak, vurmak. Madeni oymak, kalemle işlemek.

Yakalanmak : Yakalama işi yapılmak, ele geçirilmek. Bir hastalığa tutulmak. Karşılaşmak istenilmeyen birine veya kötü bir duruma tutulmak. Birinin kendisini zor duruma düşürecek bir şeyi, bir suçu ortaya çıkmak.

Yakalanma : Yakalanmak işi.

Hastalı : Hastalıklı.

 

Çıkma : Çıkmak işi. Hamamdan çıkarken kullanılan havlu ve kurulanma takımı, çıkacak. Çıkmış. Desteklemek amacıyla verilen para. Bir yazı sayfasının kenarına metinle ilgili olarak yazılan ek, çıkıntı, derkenar. Eski, kullanılmış. Bir yapının üst katlarından dışarıya doğru uzanmış bölüm, balkon.

Çalar : Ayırtı.

Hasta : Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız. Aşırı düşkün, tutkun. Parasız, züğürt. Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan.

Soka : Ağılı. Hayvanların geçmemesi için çalı ile örtülen geçit. Dibekte, havanda dövme işini yapan tokmak.

Yaka : Giysilerin boyna gelen, boynu çeviren bölümü. Giysilerin boyna gelen bölümüne eklenen ve türlü biçimlerde olan parçası. Yapıların saçaklarında, suyun içeriye sızmasını önlemek için kiremidin altıyla oluk arasına konulan metal levha. Sahil. Semt. Yelkenlerin kenar ve köşeleri. Eğik yerey. Kıyı, kenar, taraf.

Aman : Yardım istenildiğini anlatan bir söz. Dikkat çekmek için kullanılan bir söz. Bir suçun bağışlanmasının istendiğini anlatan bir söz. Şaşma anlatan bir söz. Rica anlatan bir söz. Çok beğenmeyi anlatan bir söz: Aman ne güzel şey! Bu anlamda kullanıldığında buna da edatı da getirilebilir. (ama:n) Usanç ve öfke anlatan bir söz.

Ani : Ansızın yapılan. Ansızın ortaya çıkan. Ansızın, birdenbire. Korku, şaşma, hayranlık bildirir ünlem. Hani, kaldı ki, üstelik.

Diğer dillerde Çeper erkesi anlamı nedir?

İngilizce'de Çeper erkesi ne demek ? : wall energy