Çifli nedir, Çifli ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Biçilmemiş çam tomruğu: Odanın döşemesini yapmak için altı çifliye ihtiyacım var.
Teknik terim anlamı:
Bir av tüfeği türü. (Dutluca, inönü Eskişehir).
Çifli anlamı, tanımı
Çiflikköy : Çanakkale şehrinde, Kalkım bucağına bağlı bir yerleşim yeri
Eskişehir : Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
Dutluca : Adana ilinde, Yüreğir ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Antalya ilinde, Akseki ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Balıkesir şehrinde, Burhaniye ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Bursa kenti, Harmancık ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Bursa şehri, Orhangazi ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Çorum ilinde, Alaca belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Denizli ili, Bozkurt ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Erzincan ilinde, Dutluca nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Eskişehir şehri, İnönü belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Gaziantep şehrinde, Oğuzeli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Kilis kenti, Musabeyli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Manisa ili, Gördes ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Şanlıurfa ilinde, Yaylak nahiyesine bağlı bir bölge. Tokat ili, Sulusaray ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Uşak şehri, Ulubey ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
Biçilme : Biçilmek işi.
İhtiyac : Gereksinme, gerekseme.
Döşeme : Döşemek işi. Bir yapının döşenmesine yarayan her türlü eşya, mefruşat. Halk edebiyatında ve türkülerden önce söylenen, bazen tekerleme biçiminde olan uyaklı giriş bölümü. Taşıtların koltuk, taban, tavan vb. yerleri. Yapılarda taban üzerine döşenen tahta vb. kaplama. Koltuk, kanepe, divan vb.nin kumaş, yay, pamuk vb. bölümleri.
Yapmak : Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Yol almak. Davranmak, hareket etmek. Üretmek. Bir durum yaratmak. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Salgılamak, çıkarmak. Edinmek, sahip olmak. Olmasına yol açmak. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Olmak. Gerçekleştirmek. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Onarmak, tamir etmek. Evlendirmek. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek. Düzenli bir duruma getirmek. Dışkı çıkarmak.
Tomru : Dağlardaki küçük tepeler.
Yapma : Yapmak işi. Yapay. Yapmacık. Tezek. Bulgurla yapılmış, yuvarlak ve yassı köfte. Sır, gizem. Elle biçim verilen tezek. Tezek, kerme (Çayağzı).
İnönü : Eskişehir iline bağlı ilçelerden biri.
Dutlu : Artvin şehri, Meydancık nahiyesine bağlı bir yer. Erzincan şehri, Kemah ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Erzurum şehri, Oltu ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Eskişehir ilinde, Günyüzü belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Gaziantep ili, Nizip ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Malatya şehri, Kürecik bucağına bağlı bir yer.
Döşem : Tesisat.
Odan : Oradan.
İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.
Tüfe : Dokuma tezgâhlarında tarağı tutan ve mekik ipliklerini sıkıştırmaya yarayan araç. Ocak başı. 2.Topraktan yapılmış bir çeşit ocak. Bilezik. [Bakınız: tüketici fiyat dizini].
Altı : Beşten sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 6 ve VI rakamlarının adı. Beşten bir artık.
İhti : Rüzgâr ve yağmurun etki yapamadığı gizli, kuytu yer.
Biçi : Erkek çocuk.
Döşe : Döşeme, döşem.
Eski : Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan, yeni karşıtı. Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmadığı durumlarda kullanılan bir söz. Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan. Mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan. Önceki, sabık. Geçerli olmayan. Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey.
Diğer dillerde Çiçekli dişbudak anlamı nedir?
Osmanlıca Çiçekli dişbudak : çiçekli dişbudak

Bu kısımda Çifli nedir? Çifli ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Çifli tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Çifli hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.