Çin tiyatrosu nedir, Çin tiyatrosu ne demek
Çin tiyatrosu; Tiyatro, Gösteri alanlarında kullanılan bir sözcüktür.
Tiyatro'daki anlamı:
Ezgi, dans, maske ve belli simgeleri plan giysiler, akrobasi, pantomim sanatlarını birleştiren ve yabancılaştıran bir tiyatrodur. Stilize döşem ve lirik konuşmaları vardır. Oyuncular bir rolü yaşatmazlar, gösterirler. bk. göstermeci tiyatro. Bunun içinde, seyirci o rolü ne olduğu ile değil, nasıl oynandığı ile ilgilenir. Çin oyunları kırk bölüme kadar uzayabilmektedir. Aynı oyunun oynanması kimi kez günlerce sürebilir; 1920'den bu yana, Çin tiyatrosunun Batı tiyatrosunda etkisi görülmektedir. Bu etkiyi özellikle Epik Tiyatroda izleriz.
Teknik terim anlamı:
Büyük ölçüde simgelere başvurarak ezgi, dans, akrobasi ve sözsüz oyun sanatlarını birleştiren ve seyirciye Doğu tiyatrosuna özgü göstermeci nitelikleriyle yönelen bir tiyatro. Şiirli konuşmaları ve simgelerden oluşan bir dekoru vardır. Oyuncular rolü yaşamazlar, onu yansıtırlar. Seyirci rolün ne olduğu ile değil, nasıl oynandığı ile ilgilenir. Çin tiyatrosu önce Sovyet yönetmeni Meyerhold'u sonra da epik tiyatro'nun temsilcisi Brechti etkilemiştir.
Çin tiyatrosu anlamı, tanımı
Tiyatro : Dram, komedi, vodvil vb. edebiyat türlerinin oynandığı yer. Bu türleri, izleyiciler önünde sahnede oynayan grup. Sahnelenmek için yazılmış oyunların tümü
Göstermeci tiyatro : Tiyatronun tiyatro, oyunun oyun olduğunu vurgulayan, kişileri ve olayları canlandırmadan gösteren, seyirci ile sahne arasına güzelduyusal uzaklık (yabancılaştırma) koyup seyircinin oyuna ussal yoldan katılmasını sağlayan tiyatro anlayışı. Örnek : Ortaoyunu, Çin tiyatrosu, İtalyan halk doğaçlama tiyatrosu, epik tiyatro, Japon tiyatrosu, Meyerhold'un biyome-kaniğe dayanan tiyatrosu vb. Tiyatronun iki temel türünden biri; öbürü: Benzetmeci Tiyatro. Oyunun oyun olduğunu vurgulayan Benzetmeci Tiyatroda olduğu gibi gerçek yaşam duygusu vermeyi araç edinmeyen tutum. Örn. Çin Tiyatrosu. Brecht'in Epik Tiyatrosu.
Epik tiyatro : Yanılsamacı tiyatronun seyirciyi sahnedeki karakter ve olayla özdeşleştiren duygusal yaşantısı karşısına, maddeci diyalektiğin tarih bakış açısını getiren ve seyirciyi gözlemde bulunan bir üçüncü kişi durumuna getirerek onun usçul yönelişte karar vermesini sağlayan tiyatro anlayışı. bk. göstermeci tiyatro. İllüzyoncu tiyatronun seyirciyi saran yaşantısı yerine, anlatıcı, belgeleyici, göstermeci bir üslûp ile seyirciyi usçul yoldan bir gözlemci olmaya zorlayan ve seyirciye olayı yaşatmak yerine onu olayın dışında bırakıp yargı vermesini sağlamak ereğini güden tiyatro türü (Kökleri Orta çağda ve Çin Tiyatrosunda). Önce deneysel yönden Ervvin Piscator sonra daha geniş anlamıyla Bertold Brecht'ce kuralları saptanan tür. (bk. Aristocu olmayan tiyatro).
Sözsüz oyun : Düşünce ve duyguları müzik veya türlü eşyalar eşliğinde bazen dansla, bazen de gövde ve yüz hareketleriyle yansıtmayı amaçlayan oyun, pandomim.
Uzayabilmek : Uzama imkânı veya olasılığı bulunmak.
Göstermeci : Cinsel organlarını göstermeyi, sergilemeyi seven (ruh hastası), ut açıcı, teşhirci.
Uzayabilme : Uzayabilmek işi.
Akrobasi : Cambazlık.
Görülmek : Göz yardımıyla bir şey, bir varlık algılanmak, seçilmek. Bir şeyin bulunduğu anlaşılmak, karşılaşılmak, rastlanmak. Kabul edilmek, sayılmak. Gereken iş yapılmış olmak.
Günlerce : Pek çok gün boyunca.
Temsilci : Hak ve görev bakımından birinin veya bir topluluğun adına davranan kimse, mümessil. Aracı olarak başkasına mal satmakla görevlendirilen ve çoğunlukla yasal çalışma yeri ve elinde malı olmayan kimse. Benzerlerine örnek olan kimse veya şey.
Yabancıl : Uzak, yabancı ülkelerle ilgili, bu ülkelerden getirilmiş, egzotik.
Yönetmen : Bir kuruluşu yönetme yetkisi olan kimse, müdür, direktör. Tiyatro ve sinema oyunlarında oyuncuların rollerini dağıtıp oyunu düzenleyen, metin, yorum, dekor, müzik vb. ögeler arasında birlik sağlamaya çalışan kimse, rejisör. Bir televizyon programını hazırlayan görevliler arasında eş güdümü sağlayan, onları belli konularda görevlendiren, yayın malzemelerini değerlendiren ve yayının görsel sorumluluğunu üstlenen kişi.
Gösterme : Göstermek işi. Teşhir, sergileme.
Pantomim : "Her şeyi öykünen" anlamına gelir. Düşünceleri, duyguları sözsüz olarak çoğu kez koro ya da müzik eşliğinde, dansla ya da haraketle ve yüz anlatımı ile yansıtmayı erek edinen oyun türü.
Nitelik : Bir şeyin nasıl olduğunu belirten, onu başka şeylerden ayıran özellik, vasıf, keyfiyet. Bireyi, nesne veya yaşantının bir yönünü ötekilerden ayırt etmeye yarayan ve ölçülebilen özellik, keyfiyet. Bir şeyin iyi veya kötü olma özelliği, kalite.
Konuşma : Konuşmak işi. Görüşme, danışma, müzakere. Dinleyicilere bilim, sanat, edebiyat vb. konularda bilgi vermek için yapılmış olan söyleşi, konferans.
Oynanma : Oynanmak işi.
Yönetme : Yönetmek işi.
Diğer dillerde Çin tiyatrosu anlamı nedir?
İngilizce'de Çin tiyatrosu ne demek ? : chinese theatre

Bu kısımda Çin tiyatrosu nedir? Çin tiyatrosu ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Çin tiyatrosu tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Çin tiyatrosu hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.