Çingir nedir, Çingir ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Fahişe.

Küçük kulaklı keçi.

Çingir kısaca anlamı, tanımı

Çing : Çınlama sesi - çing etmek: çınlamak. Çin tiyatrosundaki yüzleri boyalı tiplere verilen ad

Çingi : Kıvılcım. Köşe (duvar hakkında). Çin tiyatrosunda genç kız tipi. bk. hau-tan.

Çingir çingir : Kupkuru: Şu odunlar çingir çingir. Işıl ışıl: Bu gece ay her tarafı çingir çingir ışıtıyor. Issız ve karanlık gecelerde kulağa gelen sesler (hk.): Her taraf çingir çingir, bu gece bir çok şeyler olacak. Yeni ve boş şeyin çıkardığı ses: Ev yeni de çingir çingir ötüyor. Yankı: Öyle bağırdı ki ortalık çingir çingir öttü.

Çingirayaz : Açık, mehtaplı, çok soğuk hava.

Çingireg : Bülbüle benzeyen, serçe büyüklüğünde bir kuş.

Çingirt : Tomruğun öküzler tarafından çekilmesi için tomruğa çakılan demir çivi.

Kulaklı : Kulağı herhangi bir biçimde olan. İki tarafında tutulacak yeri olan yayvan tava, tencere, kazan vb. Kulağa benzer çıkıntısı olan. Sapının ucunda kulak biçiminde iki geniş çatalı bulunan bir tür yatağan.

Fahişe : Hayat kadını.

Kulak : Başın her iki yanında bulunan işitme organı. Saban kulağı. Balıklarda başın iki yanında bulunan ve ağızdan alıp solungaçlardan geçirdiği suyu dışarıya vermeye yarayan yarıklardan her biri. Telli çalgılarda tel germeye yarayan burgu. Bu organın, sesleri toplayıp içeriye almaya yarayan dış bölümü. Duvar, baca, şömine vb. yerlerde kulağa benzer çıkıntı. Akarsuların ve özellikle göllerin karaya giren ve durgunlaşan yerleri. Varlıklı Rus köylüsü. Seslerin uygunluğunu seçebilme ve değerlendirebilme yeteneği.

 

Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.

Fahiş : Ölçüyü aşan, aşırı, çok fazla. Ahlaka ve törelere uygun olmayan.

Küçü : Dokuma tezgâhlarında arış ipliklerini açıp kapayan tarak. Gücü (dokuma aygıtında). Dokumacılıkta arış ipliklerini aralayan iplik tarak.

Kula : Gövdesi sarı veya kirli sarı renkte, yele, kuyruk ve bacağın alt kısmındaki kılların koyu renkte olduğu at donu. Bu renkte olan (at). Manisa iline bağlı ilçelerden biri.

Keçi : Geviş getirenlerden, eti, sütü, derisi ve kılı için yetiştirilen, memeli dişi hayvan (Capra hircus). İnatçı.

Diğer dillerde Çingene yengeci anlamı nedir?

İngilizce'de Çingene yengeci ne demek ? : shore crab