Çingirt nedir, Çingirt ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Tomruğun öküzler tarafından çekilmesi için tomruğa çakılan demir çivi.

Çingirt anlamı, tanımı

Çing : Çınlama sesi - çing etmek: çınlamak. Çin tiyatrosundaki yüzleri boyalı tiplere verilen ad

Çingi : Kıvılcım. Köşe (duvar hakkında). Çin tiyatrosunda genç kız tipi. bk. hau-tan.

Çingir : Fahişe. Küçük kulaklı keçi.

Çekilme : Çekilmek işi. Yerin yükselmesiyle bu yeri örten deniz sularının gerilemesi, basma karşıtı. Bir boksörün veya güreşçinin herhangi bir sebeple karşılaşmayı bırakması. Savaşta, bir ordunun veya bir birliğin düşmandan ayrılmak için yaptığı davranış, ricat. Bir görevden, bir işten kendi isteği ile ayrılma, istifa.

Taraf : Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Yöre, yer. Yön, yan, doğrultu. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi.

Tomru : Dağlardaki küçük tepeler.

Demir : Atom numarası 26, atom ağırlığı 55,847, yoğunluğu 7,8 olan, 1510 °C'de eriyen, mavimtırak esmer renkte, özellikle çelik, döküm ve alaşımlar durumunda sanayide kullanılmaya en elverişli element (simgesi Fe). Bu elementten yapılmış parça. Bu elementten yapılmış. Ayakkabı topuğuna veya ayakkabı burnuna aşınmayı önlemek için çakılan, özel olarak yapılmış madenden parça. Çıpa. Güçlü, kuvvetli, sert.

 

Çakıl : Çakıl taşı.

Demi : Yemeni, yazma, başörtüsü, tülbent. Susuz, kıraç tarla. Dizlik, iç donu. Değil mi anlamında.

Tara : 1.Bağ budamaya ya da ağaç kesmeye yarayan, eğri bir çeşit bıçak. 2.Ağaç kökü çıkarmaya yarayan bir araç. Süpürge sapı. Odun keskisi, satır.

Çeki : Tartı. Odun, kireç vb. ağır ve kaba şeyleri tartmakta kullanılan, 225,978 kilogram olan ağırlık ölçü birimi. Kadınların başlarına bağladıkları örtü. Üzüntü, sıkıntı.

Öküz : Çift sürmekte, kağnı çekmekte kullanılan, etinden yararlanılan, iğdiş edilmiş erkek sığır. Bön, görgüsüz, kaba, anlayışsız, yeteneksiz kimse. Cıvalı zar.

Çakı : Açılıp kapanan bir veya birkaç ağızlı küçük cep bıçağı. Denizçakısı.

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

Çivi : İki şeyi birbirine tutturmak, bir nesneyi bir yere sabitlemek için çakılan, ucu sivri, başlı, metal veya ağaçtan yapılmış ufak çubuk, mıh. Kalkan balığının üzerindeki düğmeye benzer kemiksi oluşum.

Diğer dillerde Çingene yengeci anlamı nedir?

İngilizce'de Çingene yengeci ne demek ? : shore crab