Öndenetleme nedir, Öndenetleme ne demek

Öndenetleme; Sinema alanında kullanılan bir sözcüktür.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Çevrilmesine henüz başlanmamış bir filmin oyunluğu üzerinde yapılan, bundan alınan sonuca göre filmin çevrilip çevrilmeyeceğine ya da değişiklik yapılmasına karar verilmesini sağlayan denetleme çeşidi.

Öndenetleme anlamı, tanımı

Önde : Orada : Kalem önde

Önden : Önce, ilkönce. (Resim, Heykel) Önyüzü bakana dönük (duruş). Ay. bk. yarıyandan, yandan.

Değişiklik : Değişik olma durumu. Bir bütünün bir bölümünün değişmesiyle ortaya çıkan yeni durum. Amaca uygun biçime getirmek için yapılmış olan değiştirme, tadil. Farklılık.

Denetleme : Denetlemek işi. Bir görevin yolunda yürütülüp yürütülmediğini anlamak için yapılmış olan araştırma, denetim, bakı, teftiş, murakabe, kontrol.

Çevrilme : Çevrilmek işi.

Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.

Sağlayan : Tekeffül eden, mütekeffil.

Başlanma : Başlanmak işi.

Verilme : Verilmek işi.

Yapılma : Yapılmak işi. Yapılmış.

Değişik : Değiştirilmiş, muaddel. Alışılmışın dışında bir özelliği bulunan. Çok hastalık geçirerek gelişmemiş çocuk. Farklı. Yedek iç çamaşırı, giyecek.

Çevrili : Çevrilmiş, kuşatılmış. Dönük.

Çevril : Çevrime ya da çevrimsel devime ilişkin. Kayseri şehrinde, Erkilet bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

 

Oyunlu : Sözünden dönen, düzenci.

Değişi : Halkbilim olaylarıyla ürünlerinin hiçbir dış etken olmadan özbiçimleriyle olgularının büyük ölçüde değişmesi, bk. değişi kuramı.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Başla : Yönetmenin oyunculara bir çevirimin başında verdiği komut; oyuna başlama komutu. Yumruklaşma oyununa başlatmak için orta hakemin verdiği komut.

Bunda : Burada. Bu kez, bu defa. Buraya.

Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.

Henüz : Az önce, daha şimdi, yeni. Daha, hâlâ.

Diğer dillerde Öndenetleme anlamı nedir?

İngilizce'de Öndenetleme ne demek ? : pre-censorship