Imbeds türkçesi Imbeds nedir

  • İçine koymak.
  • Çevrelemek (embed olarak da yazılır).
  • Çevirmek.
  • Sıkıca sarmalamak.
  • İçine yerleştirmek.

Imbeds ingilizcede ne demek, Imbeds nerede nasıl kullanılır?

Imbedded : Gömülü. İçine konulmuş. Çevrilmiş. Sıkıca sarmalanmış. Çevrelenmiş (embedded olarak da yazılır). İçine yerleştirilmiş. Sıkıca yerleştirilmiş. İyice yerleştirilmiş.

Imbedding : İçine koymak. İçine yerleştirmek. Çevirmek. Çevrelemek (embed olarak da yazılır). Sıkıca sarmalamak.

Clean limbed : Dalyan gibi. Endamlı. Çakı gibi. Uzun boylu ve yakışıklı.

Climbed : Yükselmek. Tırmanmak. Çıkmak. Sarılarak tırmanmak. Aşama kaydetmek.

Climbed down : Fikrinden vazgeçmek. İnen. Yokuş aşağı inmek. İnmek. Hatayı kabul eden. Aşağıdan almak. Tutunarak inmek. Alçalan. Bayır aşağı inmek. Kabullenmek.

Imbecilic : Budalaca. Embesillik ile ilgili. Ahmakça. Embesilce. Embesil. Budalalık ile ilgili (psikoloji terimi). Aptalca. Salakça.

Imbeciles : Alık. Budala. Şapşal. Ebleh. Geri zekalı. Bön. Embesil. Geri zekalı kimse. Eğitilebilir geri zekalılar.

Limbed : Uzuvlu. Belirli tür veya biçimde uzuvları olan. Kolları ve bacakları olan.

Imbecile : Bön. Aptal. Gerizekalı. Alık. Ahmak. Embesil. Budala. Geri zekalı. Ebleh. Şapşal.

Naftali hertz imber : İsrail devleti'nin milli marşı ha tikva nın bestecisi. İbrani şairi.

 

İngilizce Imbeds Türkçe anlamı, Imbeds eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Imbeds ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Averted : Defetmek. Yön değiştirmek. Engellemek. Gidermek. Önlemek. Bertaraf etmek. Olmasını önlemek. Meydan vermemek. Menetmek.

Close up : Samimi anlatım. Bitirmek. Sıklaşmak. Geçici olarak kapatmak. Birbirine yaklaşmak. Bir insanı omuzlarından yukarısına kadar çerçeveleyen çekim. Kapamak. Kapanmak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Engellemek.

Engraft : Yerleştirmek. Aşılamak. Sokmak. Dikmek.

Jam : Sıkıştırmak. Kıstırmak. Sıkışma. Sıkışıklık. Tıkamak. Tutukluk yapmak. Doğaçlama çalmak (caz). Durdurmak. Basmak. Takılmak.

Incase : Sandıklamak. Kutu içine koymak. Kabına koymak. Kaplamak. Örtmek.

Bend : Yönelmek. Eğrilmek. Viraj. Katlanmak. Dönemeç. Kıvrılmak. Bükmek. Kıvrım menteşesi. Eğilmek.

Change to : Neye değiştirilecek. Yeni değer. Değiştir. Olarak değiştirmek. Yeni sözcük. Geçmek. Yeni veri.

Annul : Fesh etmek. Sözleşme vb'ni bozmak. Bozmak. Feshetmek. İlga etmek. İptal etmek. Silme. Hükümsüz kılmak.

Embed : İçine katmak. Gömmek. İyice yerleştirmek. Sokmak. Gömülmek. Yerleştirmek. Oturtmak. İçine oturtmak. Kakmak.

Imbeds synonyms : imbedding, besieges, work into, occlude, averts, plant, infixed, incases, interfere, block, assemble, begird, implant, sink, change over, assembles, set back, enclose, pot, annulling, put into, keep, obturate, hinder, averting, incased, infix, stunt, besiege, encloses, annuls, introduce, nest.

Imbeds zıt anlamlı kelimeler, Imbeds kelime anlamı

 

Let : İhale etmek. Bırakmak. Koyvermek. Gevşetmek. Kiraya verilmek. Tenis, masa tenisi alanlarında kullanılır. Meydan vermek. Dürmek. Müsaade etmek. Kiraya vermek.

Free : Asalak olmayan, beslenme yönünden bağımsız, kendibeslek olan. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Bağımsız. Beleş. Özgür. Muaf. Serbest. Serbest bırakmak. Bedava. Erkin.

Unclog : Tıkanmış boruyu açmak. Bir engeli ortadan kaldırmak (tıkama, kapama, durdurma, vb.). Açmak (tıkanık bir şeyi). Tıkanıklığı açmak (boru vb). Bir blokajı açmak.