In chains türkçesi In chains nedir

  • Mahk-m.
  • Tutuklu.
  • Zincirlere bağlı bir halde.
  • Zincirler içinde.
  • Mahkum.
  • Tutsak.
  • Zincirlerle sınırlanmış bir halde.
  • Esir.
  • Hapsedilmiş bir halde.

In chains ile ilgili cümleler

English: He is in chains.
Turkish: O, esaret altında.

English: The prisoner is in chains.
Turkish: Tutsak zincirle bağlıydı.

In chains ingilizcede ne demek, In chains nerede nasıl kullanılır?

In : Gelmiş olan. De. Halinde. Da. İçeri doğru yönelen. Dahili. Çok moda olan. İçeri. Olarak. İçine.

Chains : Dizi. Boyunduruk. Silsile. Zincir. Sınırlama. Ölçme zinciri.

In a bad condition : Kötü durumda.

In a bad fix : Sıkıntıda. Zor durumda. Zor bir durumda. Zor bir halde.

In a bad light : Kötü bir ışıklı. Kötü bir yolla. Kötü bir ışıkta. Negatif bir yolla.

In a bad mood : Hoş olmayan bir davranış halinde. Can sıkıcı bir ruh halinde. Aksiliği üzerinde. Kötü bir ruh halinde. Aksiliği üstünde.

In a bad temper : Kızgın. Burnundan soluyan. Sinirli olarak. Öfkesi burnunda. Sinirli. Öfkeli. Kızgınca. Öfkeli olarak.

İngilizce In chains Türkçe anlamı, In chains eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In chains ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Prisoners : Mahpus. Hükümlü. Mahkumlar.

Yard bird : Avlu kuşu. Hükümlü. (argo terim) ceza olarak belli bir alanda tutulan asker. Ceza olarak kendisine onur kırıcı bir görev verilmiş asker. Acemi asker.

 

Captive : Emir. Köle. Baskı altında. Mahpus. Esir düşmüş. Kapatılmış. Rehine.

Termer : Bir mülke belirli bir süre sahip olan kimse. Cezaya çarptırılmış.

Hostage : Rehin. Rehin olarak tutulan kimse. Tutak. Teminat. Rehine.

Convict : Suçlandırmak. Suçlu bulmak. Kabullendirmek. Suçunu ispat etmek. Hükümlü. Yargılı. Hüküm giydirmek. Mahkum etmek.

Aethers : Hava. Lokmanruhu. Gökyüzü. Lokman ruhu. Eter. Eskiden beri uzay boşluğunu doldurduğu varsayılan esnek bir madde.

Detainee : Mahpus. Gözaltına alınan kimse. Mevkuf. Gözaltına alınan. Alıkonulan.

Sentenced : Hükümlü. Hüküm giymiş. Mahkum olmuş.

Arrestees : Nezaret altında olan kimse. Durdurulmuş olan kimse.

In chains synonyms : in captivity, bondsman, enslaved, under arrest, helots, helot, detainees, bondmen, convicted, devotee, aether, apprehended, bondman, inmate, bondslave, arrested person, arrestee, termers, prisoner, jail bird, bondsmen, inmates, arrested, imprisoned, doomed, convicting, captives, condemned, ether, convicts, bond slave.