Prisoners türkçesi Prisoners nedir
Prisoners ile ilgili cümleler
English: Five prisoners were recaptured, but three others are still at large.
Turkish: Beş mahkûm yeniden tutuklandı, ancak diğer üçü hâlâ serbest.
English: All the prisoners escaped.
Turkish: Bütün mahkumlar kaçtı.
English: Have the prisoners been released?
Turkish: Mahkûmlar serbest bırakıldı mı?
English: A third of the prisoners have escaped.
Turkish: Mahkumların üçte biri kaçtı.
English: All eight prisoners were found guilty.
Turkish: Tüm sekiz tutuklu suçlu bulundu.
Prisoners ingilizcede ne demek, Prisoners nerede nasıl kullanılır?
Exchange of prisoners : Esir mübadelesi. Mahkum değişimi. Karşılıklı mahkumları serbest bırakma. Esir düşen kendi insanlarının serbest bırakılması için karşılıklı olarak düşman esirlerinin serbest bırakılması.
Prisoner of war : Harp esiri. Esir. Savaş esiri. Savaş tutsağı.
Center for prisoner rehabilitation : Mahkum rehabilitasyon merkezi. Mahkumlara toplum içinde çalışmak için gereken becerilerin öğretildiği kurum.
Escaped prisoner : Firari mahkum. Hapishaneden kaçmış kimse. Hapishaneden firar etmiş kimse.
Falling prisoner : Esir düşme. Düşmanın ellerine düşme. Ele geçirilmiş olma.
Imprisoner : Tutuklayan. Hapse koyan. Cezaevine koyan. Hapse atan.
Prison education : Cezaevi eğitimi. Cezaevinde yaşayan hükümlülere iyi birer yurttaş olmak için gerekli genel bilgileri kazandırmak, ceza sürelerinin bitiminde onların hem kişisel hem de iş ya da meslek yönünden topluma kolayca uymalarını sağlamak amacıyla düzenlenen etkinlikleri kapsayan eğitim.
Female prisoner : Kadın suçlu. Kadın mahkum.
Prisoner : Kapatımlı. Tutsak. Esir. Tutuklu. Hükümlü. Mahpus. Hapis. Mahkum.
Was taken prisoner : Düşman tarafından yakalandı. Cezaevine konuldu. Esir alındı. Hapsedildi.
İngilizce Prisoners Türkçe anlamı, Prisoners eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Prisoners ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bondsmen : Kefil. Garantör. Köle. Kefalete kefil olan kimse.
Termer : Bir mülke belirli bir süre sahip olan kimse. Cezaya çarptırılmış. Mahkum.
Aethers : Hava. Eter. Eskiden beri uzay boşluğunu doldurduğu varsayılan esnek bir madde. Gökyüzü. Lokmanruhu. Lokman ruhu.
Aether : Lokmanruhu. Lokman ruhu. Eter. Hava. Gökyüzü. Eskiden beri uzay boşluğunu doldurduğu varsayılan esnek bir madde.
Slayer : Katil. Adam öldüren.
Arrested person : Tutuklu kişi.
Yard bird : Mahkum. Avlu kuşu. (argo terim) ceza olarak belli bir alanda tutulan asker. Acemi asker. Ceza olarak kendisine onur kırıcı bir görev verilmiş asker.
Inmate : Hapishane veya akıl hastanesinde bulunan kimse. Akıl hastanesinde bulunan kimse. Mahkum. Oturan kimse (ev). Hapishanede yatan kimse. Oturan. Birlikte oturan kimse. Başkası ile aynı evde oturan kimse. Oda arkadaşı. Oturan kimse ev.
Helot : Helot. Ispartalı köle (tarih terimi). Eski ısparta'da toprağa bağlı yerli halk, devlet köleleri. Köle. Kul.
Apprehended : Endişe etmek. Kavramak. Anlamak. Tutuklamak. Korkuyla beklemek. Tutuklanan. Yakalanmış (suçlu).
Prisoners synonyms : political detainee, political prisoner, captives, jailbird, ether, bondsman, gaolbird, convicted, arrestees, he is doomed, bond slave, bondman, inmates, arrestee, convicts, unfortunate person, under arrest, hostage, in chains, prisoner of war, jailbirds, in captivity, prisoner, con, killer, captive, condemned, convict, arrested, unfortunate, imprisoned, convicting, culprits.

Bu kısımda Prisoners kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Prisoners ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Prisoners anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Prisoners ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.