Prisoner of war türkçesi Prisoner of war nedir

  • Harp esiri.
  • Savaş tutsağı.
  • Savaş esiri.
  • Esir.

Prisoner of war ile ilgili cümleler

English: Ali was a prisoner of war.
Turkish: Ali bir savaş esiri.

English: Ali was a prisoner of war for three years.
Turkish: Ali üç yıldır bir savaş esiriydi.

English: The prisoner of war bore himself with great dignity.
Turkish: Savaş tutuklusu kendini büyük bir onurla taşıdı.

Prisoner of war ingilizcede ne demek, Prisoner of war nerede nasıl kullanılır?

Prisoner : Hükümlü. Kapatımlı. Hapis. Mahpus. Esir. Tutuklu. Tutsak. Mahkum.

Of : -li. -den övünerek bahsetmek. In. -dan. Yüzünden. -den. Li. -nın. Hakkında. İle ilgili.

War : İki ya da daha çok devletlerin, istediklerini kabul ettirmek ya da başkasının isteklerine boyun eğmemek amacıyla, birbiriyle diplomatik ilişkilerini keserek silahlı güçlerle vuruşmaları. Çatışma. Savaşmak. Başka toplumları, kümeleri sömürmek için ya da onların sömürüsünden kurtulmak için insan toplumlarının, kümelerinin giriştikleri silahlı kavga. Savaşım. Düşman olmak. Mücadele etmek. Bir toplumun başka bir topluma, isteğini benimsetme amacıyla tüm olanakları ve güçleriyle yaptıkları düzenli saldırı. Tarih, sosyoloji alanlarında kullanılır. Kavga.

Act of war : Savaşın çıkmasına neden olan olay. Savaş sebebiyle hasar. Savaş nedeni. Askeri eylem.

 

Art of war : Savaşların yapıldığı yöntemler. Savaş sanatı.

Declaration of war : Harp ilanı. Savaş ilanı.

Definite letter of warranty : Kati teminat mektubu.

Articles of war : Harp nizamnamesi. Askerlik hukuku. Ordu hukuku.

Contraband of war : Savaş ganimeti. Kaçak harp malzemesi. Tarafsız ülkelerin savaş halindeki ülkelerin herhangi birisine yasak olan silah ve cephane gibi eşyaları taşıması. Kaçak savaş malzemesi.

Cause of war : Savaş nedeni. Savaş sebebi.

İngilizce Prisoner of war Türkçe anlamı, Prisoner of war eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prisoner of war ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bond slave : Köle.

Aethers : Hava. Lokman ruhu. Eskiden beri uzay boşluğunu doldurduğu varsayılan esnek bir madde. Lokmanruhu. Gökyüzü. Eter.

Enslaved : Esir edilmiş. Esarete düşmüş. Esir düşmüş. Köleleştirilmiş.

Bondman : Toprağa bağlı köylü. Kefil. Köle.

Helots : Köle. Ispartalı köle (tarih terimi). Kul.

Pow : Düşman ordusu tarafından tutsak alınan asker.

Bondsman : Garantör. Kefalete kefil olan kimse. Kefil. Köle.

Bondslave : Kefil. Köle.

Bondsmen : Köle. Garantör. Kefalete kefil olan kimse. Kefil.

Aether : Lokmanruhu. Hava. Eskiden beri uzay boşluğunu doldurduğu varsayılan esnek bir madde. Gökyüzü. Lokman ruhu. Eter.

Prisoner of war synonyms : devotee, captives, in chains, internee, pows, ether, captive, helot, bondmen.