In full türkçesi In full nedir

In full ile ilgili cümleler

English: The cherry trees are in full blossom.
Turkish: Kiraz ağaçları tamamen çiçeklenmişler.

English: The banquet was in full swing.
Turkish: Ziyafete tüm hızıyla devam edildi.

English: All the cherry trees in the park are in full bloom.
Turkish: Parktaki tüm kiraz ağaçları tamamen çiçek açmış.

English: I prefer payment in full to payment in part.
Turkish: Ben toplu ödemeyi taksitle ödemeye tercih ederim.

English: The cherry blossoms are in full bloom.
Turkish: Kirazlar tamamen çiçek açtılar.

In full ingilizcede ne demek, In full nerede nasıl kullanılır?

In : İçinde. Mevsimi gelmiş. Da. Dahili. Tutulan. Çok moda olan. İçine. İktidardaki. Olarak. Halinde.

Full : Dolu. Öz. Yıkayıp çektirmek. Komple. Doluluk. Tok. Yıkayıp büzmek. Çırpmak. Kalın. Dolu şey.

In full agreement : Sonuna kadar katılarak. Tek fikirle. Tamamen katılarak.

In full career : Olanca hızıyla. Bütün hızı ile. Tam hızla. Tüm hızıyla. Son süratte.

In full cry : (takibin) en heyecanlı anı. -yı kovalarken. -nın peşinde. -nın ardından koşarken.

In full fig : Tam teçhizatlı. Giyinmiş kuşanmış.

In full feather : Keyfi yerinde. Tüyleri çıkmış.

 

İngilizce In full Türkçe anlamı, In full eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In full ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blanker : Boş yer. Yazısız kağıt. Boşluk. Boş kağıt. Anlamsız. İfadesiz. Sövmek. Silmek. Yazısız. Açık.

All : Tümüyle. Tümünü. Berabere. Katışıksız. Tüm. Her şey. Herkes. Her biri.

A hundred percent : Şüphesiz (yüzde yüz). Yüzde yüz. Hepsi. Kesin.

Accurately : Kesin olarak. Kusursuzca. İsabetli. Doğru olarak.

Implicitly : Üstü kapalı olarak. Dolaylı olarak. Zımnıen. Tamamıyla. Kesin olarak. Zımnen. Zımni olarak.

Completely : Tamamiyle. Komple. Büsbütün. Adamakıllı. Eksiksiz bir biçimde. İyice. Düpedüz.

All out : Yorgun. Elinden geleni yapan. Topyekün. Alabildiğine. Elinden gelen. Toptan. Yanılmış. Tüm gücünü kullanan.

As a whole : Topluca. Tümüyle. Genel olarak. Hücceten. Toplu şekilde. Bir bütün olarak. Ceman. Tümü. Bütün olarak.

Consummately : Toplam olarak. Hatasız bir şekilde. Eksiksiz olarak. Mükemmel bir şekilde. Tamamıyla. Hatasızca. Bütünüyle. Kusursuzca.

Exhaustive : Yorucu. Zahmetli. Detaylı. Teferruatlı. Enine boyuna. Kapsamlı. Ayrıntılı. Geniş kapsamlı ve ayrıntılı.

In full synonyms : absolute, definitive, complete, all the way, in all, accomplished, no less, technicality, thorough, exactly, amplest, solidest, entirely, continuum, fully, every bit, plentitude, absolutely, perfectly, blankest, duly, completes, overall, all the, altogether, indepth, ample, according to cocker, bodily, the whole ball of wax, faultless, bang on, diametrically.