In tears türkçesi In tears nedir

  • İki gözü iki çeşme.
  • Gözyaşları içinde.
  • Gözü yaşlı.

In tears ile ilgili cümleler

English: After hearing the sad news, she broke down in tears.
Turkish: Üzücü haberi duyduktan sonra, o, gözyaşları içinde yıkıldı.

English: He answered in tears.
Turkish: O, gözyaşları içinde cevap verdi.

English: Ali was in tears.
Turkish: Ali gözyaşları içindeydi.

English: Ali was almost in tears.
Turkish: Ali neredeyse gözyaşlarına gömülmüştü..

English: His eyes are bathed in tears.
Turkish: Gözleri gözyaşlarıyla yıkanmış.

In tears ingilizcede ne demek, In tears nerede nasıl kullanılır?

In : İçeriye. İktidardaki. İçinde. İç. Olarak. Da. İçine. De. İçeri. İçeri doğru yönelen.

Tears : Gözyaşı.

Almost in tears : Ağlamaya yakın. Neredeyse gözü yaşlı. Ağlamak üzere olan.

Bathed in tears : Gözyaşlarına boğulmuş. Gözü yaşlı.

Be in tears : Ağlamak.

Dissolve in tears : Gözünden yaşlar boşanmak. Gözyaşları boşanmak.

Drenched in tears : Gözyaşlarına boğulmuş.

İngilizce In tears Türkçe anlamı, In tears eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In tears ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lachrimose : Yaslı. Üzgün. Bunalımlı. Gözyaşı dökme eğilimi olan. Göz yaşartıcı. Ağlayan.

 

Weepings : Ağlama. Ağlayan. Dökülen. Akıtan. Hıçkırık.

Weeping : Ağlama. İltihap akıtan. Hıçkırık. Akıtan. Ağlayan. Dökülen.

Bathed in tears : Gözyaşlarına boğulmuş.

Lachrymose : Acıklı. Gözleri yaşlı. Ağlayan. Göz yaşartıcı. Gözü yaşaran. Gözyaşartıcı. Sulugöz. Sulu gözlü.

Tearful : Yaşlı gözlerle yapılan. Gözyaşları içinde olan. Acıklı. Ağlayan. Gözyaşları içinde yapılan. Gözleri yaşlı. Gözyaşı döken. Dertli. Üzgün.