In the middle türkçesi In the middle nedir

In the middle ile ilgili cümleler

English: A broken-down car was standing in the middle of the road.
Turkish: Arızalı bir araba yolun ortasında duruyordu.

English: A fire broke out in the middle of the city.
Turkish: Şehrin ortasında yangın çıktı.

English: "We are in the middle of a war", said the President.
Turkish: Başkan biz savaşın ortasındayız dedi.

English: "This is the police. Would you mind coming down to the station?" "W-why?" "You can't think it's not a crime to go shooting guns off in the middle of town?!"
Turkish: "Ben polis. Karakola kadar gelir misiniz?" "N-neden?" "Kasabanın ortasında tabancayla ateş etmeye gitmenin bir suç olmadığını düşünemiyor musun?!"

English: A truck was standing in the middle of the road.
Turkish: Yolun ortasında bir kamyon duruyordu.

In the middle ingilizcede ne demek, In the middle nerede nasıl kullanılır?

In : Dahili. Olarak. Gelmiş olan. İçine. İç. Halinde. İçinde. Da. İçeri doğru yönelen. De.

The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık.

Middle : Vasat. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ara. Bel. Aradaki. Görünçlüğün ortasında yer alan bölüm; ortaya düşen yerler. Göbek adı. Ortanca. Orta yer. Vasati.

 

In the middle ages : Ortaçağ boyunca. Ortaçağ'da.

In the middle of nowhere : Bilinmeyen bir yerde. Cehennemin dibi veya dibinde veya dibine. Kuş uçmaz kervan geçmez. Kuş uçmaz kervan geçmez bir yer. Hiçliğin ortası. Issız bir yerde. Issızlığın ortasında. Bu dağ başında.

In the middle of the : Ortasında. Tam ortasında.

In the act : Suçüstü. Çalışır halde. Eylemde. İşbaşında. Cinsel ilişki sırasında. Eylem halinde.

In the middle of the night : Gecenin yarısında. Gecenin karanlığında. Gecenin köründe.

Be caught in the middle : İki ateş arasında kalmak.

In the act of : Halde. Halinde.

İngilizce In the middle Türkçe anlamı, In the middle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In the middle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Betwixt : Arada. Arasında.

Apparent : Anlaşılır. Aşikar. Besbelli. Belirgin. Görünüşte olan. Görünür. Belli. Kolaylıkla görülür. Açık.

In between : Orta. Aralıkta. Arada. Arada aradan. Arasındaki. Aralarında. Arasında. İkisi arasında. Aradan.

Evidentiary : Kanıtsal. Aşikar. Apaçık. İnandırıcı. Kanıta dayanan. Delile dayanan. Delile ait.

Halfway : Ortada yer alan. Yarı yolda bulunan (yer). Orta noktaya doğru. Yarı mesafede. Yarı yolda. Tamamlamadan. Yarı yolda bulunan. Yolun ortasında yer alan. İşi bitirmeden.

Between : İla. Arada. Ortasında. Arasında. Arasına. Araya. Aralarında.

Exposed : Muhafazasız. Çıplak. Maruz kalmış (kimyasal maddeye vb). Açıkta. Açık. Maruz. Meydanda. Korunmasız. Maruz kalan.

 

In evidence : Apaçık ortada. Açıkça. Açık bir şekilde. Aşikar. Görünür bir şekilde. Görülür. Meydanda. Açık seçik. Göz önünde.

Evidential : İspata ait. Kanıt değerinde. Delile dayanan. Aşikar. Apaçık. Kanıta dayanan. Delile ait. İnandırıcı. Kanıt oluşturan.

Betweens : Ortasında. Arasına. İla. Aralarında. Ağır kumaşlarda ince dikişler yapmak için kullanılan kısa iğne (dikişçilik). Araya. Arasında. Arada.

In the middle synonyms : evident, borderline, clearest, centrality, demonstrable.