In the open air türkçesi In the open air nedir
- [#açık Açık hava]da.
- Açıkta.
In the open air ile ilgili cümleler
English: We spent the day in the open air.
Turkish: Günü açık havada geçiririz.
English: We had a good time in the open air.
Turkish: Açık havada iyi zaman geçirdik.
In the open air ingilizcede ne demek, In the open air nerede nasıl kullanılır?
In : Da. Mevsimi gelmiş. Halinde. İçine. İçeri doğru yönelen. İç. Olarak. De. İçinde. Tutulan.
The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).
Open : Geniş. Karara bağlanmamış. Açılmak. Açık. Ferah. Genişletmek. Bildirmek. İçten. Açmak. Fora etmek.
Air : Yayına sokmak. Teneklendirerek kurutmak. Hafif rüzgar. Kurutmak. Ortaya dökmek. Esinti. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Yayına girmek. Soluduğumuz hava. Caka.
In the open : Meydanda. Açık. Ortada. Açıkta. Bilinen. Malum. Saklı değil. Açık havada. Gizli kapaklı değil.
In the act of : Halinde. Halde.
In the affirmative : Onaylayarak. Olumlu olarak.
In the act : Suçüstü. Çalışır halde. Cinsel ilişki sırasında. Eylemde. Eylem halinde. İşbaşında.
In the abstract : Kavram olarak. Genel olarak. Kuramsal olarak. Teoride. Nazari olarak.
İngilizce In the open air Türkçe anlamı, In the open air eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak In the open air ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Out of doors : Dışarıya. Açık hava. Dışarıda.
Outdoor : Bina dışı. Dışarıda yapılan. Açık. Dışarıda. Açıkhava. Ev dışında. Dış. Açık hava. Dış mekan.
On location : Dışarda. Stüdyo dışında. Yerinde. Dışarıda.
Alfresco : Açık hava. Açık havada yapılan.
Exposed : Açıkça. Maruz kalmış (kimyasal maddeye vb). Muhafazasız. Ortada. Çıplak. Işığa tutulmuş (film). Maruz. Maruz kalan. Açık.
Outdoors : Dışarısı. Dışarıda. Açık hava.
Open and above board : Ortada. Alenen. Açık bir şekilde.
Hypaethral : Açık havada olan. Damsız. Açık hava. Çatısız. Üstü açık.
Unemployed : Cari ücret düzeyinde çalışma istek ve yeteneğine sahip olmasına rağmen iş bulamayan kişi. İşsiz. Boşta. Kullanılmayan. Boş. İşsizler. Atıl. Aylak.
In the open : Meydanda. Açık. Gizli kapaklı değil. Ortada. Malum. Bilinen. Saklı değil.
In the open air synonyms : off shore, under the open sky, open and shut, in the offing.

Bu kısımda In the open air kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede In the open air ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce In the open air anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz In the open air ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.