Meydanda nedir, Meydanda ne demek

Meydanda; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Ortada, belli, açık, aşikâr

"Meydanda" ile ilgili cümle

  • "Bu genç bir deve idi. Semeri yoktu. Çok tüylü kamburu meydandaydı." - Ö. Seyfettin

Meydanda anlamı, tanımı:

Meydanda bırakmak : Açıkta, evsiz barksız bırakmak. ortada, herkesin gözü önünde bırakmak.

Meydan : Bulunulan yer ve çevresi, ortalık. Fırsat, imkân veya vakit. Mevlevi tekkelerinde ayin yapılmış olan yer. Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri. Alan, saha.

Mal meydanda : Bir işin gizli bir yönünün olmadığını belirten bir söz.

Orta : Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. Ne büyük ne küçük, midi. Orantı. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Ne uzun ne kısa, midi. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. İyi ile kötü arasındaki durum. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. Yeniçeri Ocağında tabur.

 

Aşikar : Açık, apaçık, belli, meydanda.

Belli : Beli olan. Belirli, muayyen. Gizli olmayan, ortada olan, anlaşılan, bedihi, zahir, aşikâr. Bilinmedik bir yanı olmayan, malum.

Açık : Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Kolay anlaşılır, vazıh. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen. Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Belirgin bir biçimde. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Aralığı çok. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Çalışır durumda olan. Boş. Belli bir yerin biraz uzağı. Örtüsüz, çıplak. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Engelsiz, serbest.

Meydanda kalmak : Eli boş kalmak, ortada kalmak

Meydandağı : Ağrı ili, Dedeli nahiyesine bağlı bir yer.

Meydanda ile ilgili Cümleler

  • Meydanda bir yürüyüşe çıktık.
  • Meydanda bir sürü kişi toplandı.
  • Meydanda mısın?
  • Kalabalık meydanda korkunç bir şey oldu.
  • Boğa meydandan kaçtı.
  • Geçen gün yoğun meydanda korkunç bir şey oldu.

Diğer dillerde Meydanda anlamı nedir?

İngilizce'de Meydanda ne demek? : adj. overt

Fransızca'da Meydanda : apparent/e, flagrant/e, palpable

Rusça'da Meydanda : adv. очевидно