In the world türkçesi In the world nedir
In the world ile ilgili cümleler
English: English is spoken everywhere in the world now.
Turkish: İngilizce artık dünyanın her yerinde konuşulur.
English: England always does well in the World Cup matches because of their strong defenders.
Turkish: İngiltere güçlü savunmacılarından dolayı Dünya Kupası maçlarında her zaman iyi yapar.
English: Australia is the largest country in the world without borders with any other country.
Turkish: Avustralya, dünyada başka bir ülkeyle sınırı olmayan en büyük ülkedir.
English: Ali is the only man in the world that can pull this off.
Turkish: Ali dünyada bunu başarabilen tek insandır.
English: China has had the fastest economic growth rate in the world in the last decade.
Turkish: Çin, son on yılın dünyadaki en hızlı büyüme oranına sahip.
In the world ingilizcede ne demek, In the world nerede nasıl kullanılır?
In : Gelmiş olan. Çok moda olan. Dahili. Tutulan. İçinde. İçine. İçeri. Mevsimi gelmiş. Da. De.
The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık.
World : Arz. Sömürgeci devletlere, genel olarak günümüz dünyasındaki büyük güçlere karşı uluslararası düzeyde aralarında bir ölçüde dayanışma gerçekleştirmiş bulunan asya, afrika, güney amerika'nın geri kalmış devletlerinin tümü. Toplum. Dünya. Diyar. Hayat. Evren. Ömür. Yeryüzü.
Come down in the world : Durumu bozulmak. Attan inip eşeğe binmek. Eskiyip yıkılmaya yüz tutmak. Daha kötü bir yaşam sürmeye başlamak. Hayatta başarısızlığa uğramak. Yoksullaşmak. Gerilemek. Biri eskiden sahip olduğu para ve prestijini kaybetmek. Düşmek. Feleğin sillesini yemek.
Come up in the world : Birinin para ve prestiji artmak. Terfi etmek. Yaşam standardını yükseltmek. Daha yüksek bir yaşam seviyesine ulaşmak. Yükselmek.
In the afternoon : Öğleden sonra. İkindiyin.
In the act : İşbaşında. Eylemde. Suçüstü. Eylem halinde. Çalışır halde. Cinsel ilişki sırasında.
In the altogether : Dımdızlak. Çırılçıplak. Anadan üryan. Tamamen çıplak. Anadan doğma çıplak. Çıplak. Anadan doğma.
In the aggregate : Bir bütün olarak. Hep birlikte. Toplam olarak.
In the affirmative : Onaylayarak. Olumlu olarak.
İngilizce In the world Türkçe anlamı, In the world eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak In the world ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Under the sun : Yeryüzünde. Dünyadaki heryer. Güneşin altında.
On the face of the earth : Dünyadaki. Yeryüzünde. (dünyada) yaşayan. Dünya gezegeninde.
For all the world : Dünyayı verseler. Bütün dünyayı verecek olsalar. Ne pahasına olursa olsun. Her ne pahasına olursa olsun. Dünyayı verseler (olmaz). Hiçbir surette. Dünyada (olmaz).
On earth : Ki. Yeryüzünde.

Bu kısımda In the world kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede In the world ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce In the world anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz In the world ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.