Inclusive türkçesi Inclusive nedir
- Kucaklayıcı.
- Kapsayıcı.
- Kapsayan.
- Her şey dahil.
- İçlemci.
- Bilgisayar alanında kullanılır.
- Şümulu olan.
- İçine alan.
- İçeren.
- Dahil.
Inclusive ile ilgili cümleler
English: The atmosphere in that workplace is not very inclusive.
Turkish: O iş yerindeki atmosfer çok kapsayıcı değil.
Inclusive ingilizcede ne demek, Inclusive nerede nasıl kullanılır?
Inclusive disjunction : İçermeli ayırtlam. İçermeli ayırtlama.
Inclusive of tariff : Gümrük vergisi dahil.
Inclusive of tax : Vergi dahil.
Inclusive price : Masraflar dahil fiyat. Her şey dahil fiyat.
Inclusive value : İçeren değer.
All inclusive : Geniş kapsamlı. Her şey dahil.
Be inclusive of : İçine almak. Dahil olmak. Kapsamak.
Inclusion : Dahil olma. Alma. Arakatkı. Katma. Dahil edilme. Etrafı kapsül, zar benzeri bir yapıyla çevrilme; başka bir şey içine hapsolunma, içine alma veya girme. kalıntı. sitoplazmada depolanmış besin maddeleri, salgı maddeleri ve renk maddelerinden oluşan cansız yapılar. Dahil etme. İnklüzyon. Ek. Hücre içinde bulunan mikrozom, virüs, pigment granülleri, yağ damlacıkları gibi cisimler.
Inclusion cyst : İnklüzyon kisti. Embriyolojik olarak farklı dokuların birbiriyle kaynaştıkları alanlarda, epiteliyal veya mezodermal kökenli doku parçalarının birbiri içerisine girmesi sonucu oluşan kist, fissural kist.
Inclusion conjunctivitis : İnklüzyon konjunktiviti.
İngilizce Inclusive Türkçe anlamı, Inclusive eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Inclusive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Panoptic : Tüm üyeleri kapsayan. Tüm toplumu kapsayan. Herkesi kapsayan.
Abort sequence : Durdurma dizisi.
Comprising : Kapsamak. İçine almak. Şamil. İhtiva etmek. İçerme. Oluşmak. İçermek.
Continuing : Devam eden. Devam ediyor. Süren. Devamlı. Devam ediliyor. Müdevver. Devam ettiren.
Including : Havi. Dahil olmak üzere. İçinde. Şamil. İçerme. Kapsama.
Accelerator key : Kısayol tuşu. Hızlandırma tuşu. Belirli işlemler yapmak için hızlı erişim sağlayan tuş dizisi. Hızlı erişim tuşu. Hızlandırıcı tuş. İvmelendirme tuşu.
Embracing : Saran. Kucaklama. Muhasır. Kuşatan.
Inland : Denizden uzak olan. İçerilerde. İçeride. Denizden uzak. İçe doğru. Ülkenin iç kısmında olan. Ülke içi. Ülkenin denizden uzak yerleri. İç. Denizden uzak yerler.
Abort : Yarımcık saklamak. Durdurmak. Dölütünü düşürtmek. Başarısızlıkla sonuçlanmak. İmtina etmek. Düşük yapmak. Bitirmeden durdurmak. İptal etmek. Gelişememek. Baş tutmamak.
Contains : İçine almak. İçerik. İçermek. Tutmak. İhtiva etmek. Frenlemek. Kapsamak. İçeriği. İçerir.
Inclusive synonyms : all encompassing, access control, ac adapter, with the inclusion of, abstract syntax tree, included, abnormal end, access mechanism, all inclusive, containing, interior, involved, acception, accent char, all included, broad, wraparound, absolute loader, contained, absolute device, extensive, abbreviate, consisting of, across the board, access key, comprehensive, baggings, encompassing, blanket, accent bar, all in, bagging, all embracing.
Inclusive zıt anlamlı kelimeler, Inclusive kelime anlamı
Exclusive : Münhasır. Yalnızca bir tek gazetede yayınlanan haber. Kişiye ait. Paylaşılmayan. Özel. Ayrıcalıklı. Lüks. Hariç. Hariç tutulan. Özel haber.
Inclusive antonyms : noncomprehensive.
Inclusive ingilizce tanımı, definition of Inclusive
Inclusive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Inclosing. Surrounding. Encircling.

Bu kısımda Inclusive kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Inclusive ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Inclusive anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Inclusive ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.