Saran nedir, Saran ne demek

Saran; İsim olarak kullanılan bir kelimedir.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Pamuk ipliğinden yapılmış kilim, çul.

Saran isminin anlamı, Saran ne demek:

Kuşatan, çeviren. Hasis, cimri. Saran ismi; Türkçe kökenli olup bir Erkek ismidir.

Saran hakkında bilgiler

Saran (Farsça: ساران), İran'ın Doğu Azerbaycan Eyaleti'nin Bostanabad şehristanı'nda köy. Tebriz'e 50 km uzaklıkta bulunmaktadır. Köyün geçim kaynakları tarım ve balıkçılığa dayanır. Patates, havuç ve salatalık ekimi yapılmaktadır. Köy çevresinde görülmeye değer yerler şunlardır: Mehralı dağ, Kuş otaran, Ak dağ, Küller (Ucan eski kendinin kalıntıları), Cehennem deresi, Daşlı bulağ (pınar), Baş bulağ, ve Mecci bulağ. Şelaleler ‘Üçtireler’, ‘Eyvaz gözesi’, ve ‘Kara alem’ insana çoklu sevinç ve neşe verir. En yüksek dağ kasım dağı olur ki ondan sonra güney kuzey dağı yüsektir

Saran anlamı, tanımı

Sara : Zaman zaman kendini kaybederek olduğu yere düşme, vücutta şiddetli çırpınmalar ve ağız köpürmesi ile ortaya çıkan bir sinir hastalığı, tutarık, tutarak, tutarga, yilbik, epilepsi

Pamuk ipliği : Pamuktan yapılmış olan mat veya parlak dikiş nakış ipliği.

Kalıntılar : Öneli gelmiş ve bitmiş olduğu halde ödenmemiş olan borç artıkları.

 

Kaynaklar : Ortaklığın anamalı dışında kalan ve anamal gibi işlem gören varlıklarının (yedek akçe ve yabancı kaynaklar gibi) tümü. İzmir kenti, Buca ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Salatalık : Hıyar. Salata yapmak için kullanılan.

Bulunmak : Bulma işine konu olmak. Bir yerde olmak. Herhangi bir durumda olmak.

Balıkçıl : Uzun bacaklılardan, boynu ve gagası uzun, su kıyılarında yaşayan, balık yiyerek beslenen büyük bir kuş (Ardea cinerea). Balıkla beslenen, balık yiyen.

Yapılmak : Yapma işine konu olmak. Gerçekleştirilmek, ortaya çıkarılmak.

Cehennem : Dinî inanışlara göre, dünyada günah işleyenlerin öldükten sonra ceza görecekleri yer, tamu. Çok sıkıntılı yer.

Kalıntı : Artıp kalan şey, bakiye. İz, işaret. Bir toplum, kültür, uygarlık vb.nden artakalan şey. Eski çağlardan kalmış şehir veya yapı, ören, harabe.

Patates : Patlıcangillerden, yaprakları ve sürgünleri acı bir bitki (Solanum tuberosum). Bu bitkinin toprak altında oluşan, nişastası çok, yenebilen yumruları.

Bulunma : Bulunmak işi.

Yapılma : Yapılmak işi. Yapılmış.

Balıkçı : Balık tutan ya da satan kimse.

Uzaklık : Uzak olma durumu, ıraklık. İki nokta arasındaki uzay ölçümü, mesafe.

Bostana : Domates, soğan, yeşil biber ve pul biberin nar ekşisi ve sirke ile karışımından yapılan sulu salata. Salata.

Görülme : Görülmek işi.

Salata : Genellikle bazı çiğ ot ve sebzelerle yapılan, yağ, limon vb. maddeler konulan, yemeklerle birlikte yenen yiyecek.

Farsça : İran devletinin resmî dili, Acemce. Bu dille yazılmış olan.

Kaynak : Bir suyun çıktığı yer, kaynarca, pınar, memba, göz. Araştırma ve incelemede yararlanılan belge, referans. Sırayı beklemeden başkalarının hakkını alarak mevcut sıranın ön taraflarına girme işi. İki metal veya yapay parçayı ısıl yolla birleştirme yöntemi, kaynaştırıp yapıştırma işi. Gelir, kazanç, sağlık vb.ni sağlayıcı öge. Herhangi bir enerjinin oluşup çevreye yayıldığı yer. Herhangi bir bilim dalında yazılmış olan yazı veya eserlerin bütünü, literatür. Bir şeyin çıktığı yer, menşe.

 

Diğer dillerde Saralazin anlamı nedir?

İngilizce'de Saralazin ne demek ? : saralasin