Influencer türkçesi Influencer nedir

  • Hüküm altında bırakan.
  • Etki altında bırakan.
  • Etkileyen.
  • Tesir altında bıraka.
  • Başkalarını etkileyen kimse.

Influencer ingilizcede ne demek, Influencer nerede nasıl kullanılır?

Influence quantity : Etki büyüklüğü.

Be under the influence of : Etkisi altında kalmak. -nın tesirinde kalmak. -nın etkisinde olmak.

Have influence upon : Etki etmek.

Under the influence of : Maruz kalan. -in etkisi altında. Tabi. Etkisi altında. Bağlı.

Under the influence of drink : Sarhoş.

Direct influence : Anlık etki. Doğrudan bağlantı. Doğrudan etki.

Corner influence : Köşe değeri. İki sokağın birleştiği yerde bulunmasından dolayı bir kentsel toprak yerbölümünün artan değeri ile birlikte ederi.

Be under the influence : Etki altında kalmak.

Bad influence : Arzu edilmeyen bir etki yaratan kimse veya şey. İstenmeyene veya negatif etkisi olan güç. Kötü etki. Olumsuz etki.

Backstairs influence : Gizli etki.

İngilizce Influencer Türkçe anlamı, Influencer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Influencer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Grasp : -i kavramak. Bir konuyu kavramak. Kapmak. Tutmak. Kavrama. Yakalamak. Yakalama. Elin yetişebileceği mesafe. -in usulünü öğrenmek. Kavramak.

Sway : Meyilli olmak. Etkilemek. Aklını çelmek. Sallanma hareketi. Etki etmek. Üzerinde etkisi olmak. Saptırmak. Eğilimi olmak. Hüküm sürmek. Salınmak.

 

Pull strings : İltimas yaptırmak. Torpil yaptırmak. Torpil kullanmak. Gizlice yönetmek. Torpil yapmak.

Dominate : Nazır olmak. -den daha yüksekte olmak. -e bakmak. Tahakküm etmek. Hakim olmak (bir yere). Hakim olmak. Üzerinde yükselmek. En önemli yeri tutmak. Nüfuzlu olmak. Hükmetmek.

Fix : Onarmak. Tamir etmek. Aşırı doz. Rüşvet vermek. Oturtmak. Çıkmaz. Eroin dozu. Gözünü ayırmamak. Önceden belirlenmiş sonuç. Ayar çekmek.

Carry : Getirmek. Kaldırmak. Nakletmek. Elde etmek. Başarı kazanmak. Üzerinde bulundurmak. Başarmak. Desteğini kazanmak. Sevketmek.

Touch : Tamamlayıcı ilave. Elini sürmek. El sürmek. Boy ölçüşmek. Değmek. Dokunmak. Topun, alanın boy çizgisinden dışarı çıkması. Dokunma duyusu. İncitmek. Para sızdırmak.

Causers : Ettiren. Zorlayan. Yaptıran. Nedensel. Sağlayan. Neden olan. Sebep olan veya kışkırtan şey.

Affecting : Etkileme. Taklitçi. Etkileyici. Yapmacıklı. Duygulandırma. Derinden etkileyici. Dokunaklı. Numaracı.

Causer : Zorlayan. Sebep olan veya kışkırtan şey. Ettiren. Nedensel. Sağlayan. Yaptıran. Neden olan.

Influencer synonyms : pull wires, swing over, dead hand of the past, effector, prepossess, inducers, act upon, effecters, affect, blackjack, form, swing, blackmail, bear upon, impresser, impressers, affectional, grip, bear on, imprint, prejudice, pressure, get at, mortmain, colour, persuade, work, effectors, manipulate, powerfulness, color, effecter, force.

Influencer zıt anlamlı kelimeler, Influencer kelime anlamı

Powerlessness : Kuvvetsizlik. Güçsüzlük.

 

Indispose : Keyfini kaçırmak. İsteksiz. Hasta etmek. Bozmak. Rahatsız etmek. Hevesini kırmak. Zayıflatmak. Elverişsizleştirmek. Soğutmak.

Dispose : Kontrolünde tutmak. İsteklendirmek. Kullanmak. Düzenlemek. İkna etmek. Anıklamak. Atmak. Dağıtmak. Başından atmak. Dizmek.

Influencer ingilizce tanımı, definition of Influencer

Influencer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, influences.