Under the influence of türkçesi Under the influence of nedir

  • Bağlı.
  • -in etkisi altında.
  • Etkisi altında.
  • Tabi.
  • Maruz kalan.

Under the influence of ile ilgili cümleler

English: He was driving under the influence of alcohol.
Turkish: Sarhoşken araba sürüyordu.

English: Don't drive under the influence of alcohol.
Turkish: Alkolün etkisi altında araba sürmeyin.

English: Ali often drove under the influence of alcohol when he was young, but was never caught by the police.
Turkish: Ali gençken sık sık alkollü olarak araba kullandı ama hiç polise yakalanmadı.

English: Never swim while under the influence of alcohol.
Turkish: Alkolün etkisi altındayken asla yüzme.

English: Don't drive under the influence of drink.
Turkish: İçkinin etkisi altında araba sürme.

Under the influence of ingilizcede ne demek, Under the influence of nerede nasıl kullanılır?

Under : Aşağıda. -den eksik. Emrinde. -den aşağı. Bağlı. -in yönetiminde. Kolon ya da piramitte üstündekileri taşıyan güçlü kişi. trapez gösterisinde uçan trapezciyi tutup taşıyan cambaz. Aşağısına. Altına. Etkisi altında.

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

 

Influence : Tesir etmek. Yankı uyandırmak. İtibarı kalmamak. Etki. Etki altına almak. Etkilemek. İkna etmek. Etkili olmak. Söz geçirmek.

Of : Den. -in. -li. Li. Karşı. -nın. -nin. İle ilgili. Yüzünden. Nin.

Under the influence : Sarhoş. İçkili.

Under the influence of drink : Sarhoş.

Be under the influence : Etki altında kalmak.

Be under the influence of : -nın etkisinde olmak. Etkisi altında kalmak. -nın tesirinde kalmak.

Under the influence of drugs : Uyuşturucu etkisi altında. Uyuşmuş.

İngilizce Under the influence of Türkçe anlamı, Under the influence of eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Under the influence of ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adherents : Yapışık. Bağlı olan. Yandaş. Destekleyen. Yapışkan. Yapışan. Taraftar.

Surely : Herhalde. Elbette. Kesin olarak. Şüphesiz. Kesinlikle. Muhakkak. Hakikaten. Mutlaka. Emin olarak.

Affined : Yakın ilişkili veya bağlı. Zorunlu. Yakın ilişkili. Mecbur.

Linked : Bağımlı. Bağlanan. Bağlandı. Halkalı. Bağlantılı. Bağlanmış.

Associated with : İle ilgili. İşbirliği yapmak. İttifak yapmak. İlişkili. Bağlantı kurmak. İle birlikte. İle. İle ilişkili. İlişkilendirilmiş.

Anastomotic : Ağa ile çevrilmiş. Ağa gibi. Ağ gibi bölünmüş. Anastomotik.

Adhered : Sadık. Yapışmak. Yapışık. Bağlı kalmak. Bitiştirmek. Katılmak. Bağlanmak.

Subjected to : Bağlı olmak. Meyilli. Çeken. Karşı karşıya olan. Eğilimi olan.

In tow : Beraberinde. Yakın takipte. Yanında. Peşinde. Yedekte. Hazırda. Koruması altında.

Affiliated : Bağlı olunan.

Under the influence of synonyms : certainly, subordinated, adherent, appendant, anchored, ancillary, subject to, subject, dependant, appertaining, amenable, appurtenant, allegiant, adjective, sure, under the sway of, adhesive, consequent, exposed, under, ensuant.