Influents türkçesi Influents nedir

  • İçeriye akma.
  • Etkili.
  • Akın.
  • İçeriye akım.
  • Giren akım.
  • Giriş suyu.
  • Giriş sıvısı.
  • Giriş akımı.

Influents ingilizcede ne demek, Influents nerede nasıl kullanılır?

Influent : Giriş suyu. Etkili. Giriş sıvısı. İçeriye akan. Bir süreçten içeriye akan alkışkan. Giren akım. Giriş akımı. İçeriye akma. Akın.

Influential : Nüfuzlu. Ağababa. Tesirli. Nüfuz sahibi. Etkili. Dişli. Güçlü. Etkileyici. Kodaman. Zorlu.

Influential observation : Etkili gözlem.

Influentially : Tesir altında bırakarak. Etkileyerek. Hüküm altında bırakarak. Güçlü bir şekilde. Etkili bir biçimde. Etki altında bırakarak.

Overinfluential : Aşırı etkiye sahip olan. Çok fazla etkisi olan.

Influenced : Tesir altında bırakılmış. Müteessir. Hüküm altında bırakılmış. Etki altında bırakılmış. Etkilenmiş.

Influence : Nüfuz. Tesir etmek. Özdeğin sonsuz türlerinden bir ya da birkaçının, başkalarında uyandırdığı her türlü iz ve iz bırakma eylemi. nedensellik,bağlantısı içinde bir nedenin sonucu. Etki altına almak. Nüfuz etmek. Yankı uyandırmak. Etkili olmak. İtibarı kalmamak. Söz geçirmek.

Influenceability : Etkilenebilir olma durumu. Etkilenebilirlik.

Influence quantity : Etki büyüklüğü.

Uninfluential : Nüfuzsuz. Sözü geçmeyen.

İngilizce Influents Türkçe anlamı, Influents eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Influents ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Manipulation : Piyasadaki iktisadi karar birimlerinin kararlarını belli bir sonucu elde etmek amacıyla etkileme. borsada bir kişi veya grubun diğer yatırımcıları genellikle yasa dışı yöntemlerle yanlış yönlendirerek normalüstü kazançlar elde etmek amacıyla taşınır değerleri alıp satması. Kullanma. Çalıştırma. Manipülasyon. Tahrif. Hile. Kötüye kullanma. Ellle işleme veya işletilme, idare. İşletme. Hile yaparak fiyatları istediği şekilde değiştirme.

Affluxes : Akış. Akıntı. Kan toplanması. Kabarma. Kan hücumu.

Inflowing : Giren. İçe akış. Gelen. İçeri akış. Ülke içine akan. Akış. Giriş. Ülkeye giren.

Impact : Darbe. Etki. Çarpma şiddeti. Sıkıştırmak. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Vurma. Çarpma. Vuruşma. Çarpışan ilki nesneden birinin ya da ikisinin birden hızlarını değiştiren etkileşim. Etkileme.

Commanding : Hükmetme. Komuta ediş. Buyrukçu. Emir. Hükmeden. Emreden. Nüfuzlu. Hakim. Saygın.

Indraft : İçeri çekme. İçe akış. İçeriye çekme.

Grasp : Kavrama. Anlayış. Kavrayış. Elin yetişebileceği mesafe. Tutmak. Bir konuyu kavramak. Kapma. Yakalama. -in usulünü öğrenmek. Anlama.

Power : Yapma gücü. Yeti. Kuvvet. Kudret. Birim zamanda yapılan işin niceliği ile ölçülen iş yapabilme yeteneği. Vekalet. Nüfuz. İktidar. Çıngı. Güç sağlamak.

Forceful : Etkileyici. Güçlü. Etkin. Şiddetli. İkna edici. Zorlu. Kuvvetli.

Grip : Etkilenmek. Tutmak. İdrak etmek. Tokaç sapını çeşitli biçimlerde ve yapılacak vuruşa göre kavrayış durumu. Anlamak. Tokaç tutuşu. Yakalamak. Yapışmak. Kavramak. Dikkatini çekmek.

 

Influents synonyms : dead hand of the past, hypnotism, attack, mesmerism, effective, energetic, influent, mortmain, causation, forayed, dead hand, suggestion, effectives, effectual, deluged, impingement, use, afflux, emphaticical, forays, inbreak, temptation, drastic, influxes, efficient, exodus, forcible, business like, heftier, deluge, heftiest, deluging, indraught.

Influents zıt anlamlı kelimeler, Influents kelime anlamı

Powerlessness : Kuvvetsizlik. Güçsüzlük.

Indispose : Hevesini kırmak. Elverişsizleştirmek. Rahatsız etmek. Soğutmak. Keyfini kaçırmak. Hasta etmek. İsteksiz. Bozmak. Zayıflatmak.

Dispose : İsteklendirmek. Dağıtmak. Başından atmak. Anıklamak. İkna etmek. Düzenlemek. Kullanmak. Atmak. Alt etmek. Kontrolünde tutmak.