Forceful türkçesi Forceful nedir

Forceful ile ilgili cümleler

English: My impression of this government is that they need a more forceful economic policy, otherwise they'll encounter large problems in the future.
Turkish: Benim bu hükümet hakkındaki izlenimim onların daha güçlü bir ekonomik politikaya ihtiyaçları olduğu, aksi takdirde gelecekte büyük sorunlarla karşılaşacaklarıdır.

English: Act too forcefully and you'll start a war.
Turkish: Fazla kuvvetli bir şekilde oyna ve sen, bir savaş başlatacaksın.

English: He was a forceful leader.
Turkish: O, güçlü bir liderdi.

Forceful ingilizcede ne demek, Forceful nerede nasıl kullanılır?

Forcefully : Enerjik olarak. Dinç bir şekilde. Kuvvet yoluyla. Zorla. Güç kullanarak. Güçlü ve zinde bir şekilde. Şiddele. Zor kullanarak.

Forcefulness : Şiddet. Güçlülük. Etkinlik. Etki. Güç. Kuvvet.

Address forcefully : Zorla söylev vermek.

Force a passage through the crowd : Kalabalık arasından iterek kendine yol açmak. Kalabalık arasından bir yol açmak.

Force a smile : Zorla gülümsemek.

Force an open door : Açık kapıyı kırıp geçmek. Açık kapıyı zorlamak.

Force down : Durdurmak. Engel olmak. Tutmak. Aşağı doğru zorlamak. Alıkoymak. Aşağı doğru iteklemek.

 

Force diagram : Kremona diyagramı. Kuvvet diyagramı.

Force feed : Zorla besleme. Tazyikli yağlama. Zorla yedirme.

Force fluctuation : Kuvvet dalgalanması.

İngilizce Forceful Türkçe anlamı, Forceful eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Forceful ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Effectual : İstenilen sonucu veren. Yeterli. Tesirli. Geçerli. Müessir. İstenen sonucu veren.

Suasory : İnandırıcı.

Drastic : Zorlayıcı. Kesin. Pek etkili. Drastik. Sert. Yasaklayıcı. Esaslı.

Efficiently : Verimli biçimde. Verimli bir şekilde. Verimli. Rasyonel olarak. Etkili biçimde. Yeterli olarak. Etkin şekilde.

Ables : Yapabilen. Kabiliyetli. Yetenekli. Ehil. Muktedir. Gücü yeten. Kadir. Beceri gerektiren. Hünerli.

Affecting : Numaracı. Duygulandırma. Dokunaklı. Etkileyen. Taklitçi. Yapmacıklı. Derinden etkileyici. Etkileme.

Activated : Etkinleşmiş. Aktif hale getirmek. Aktifleşmiş. Harekete geçirmek. Aktif hale getirilmiş. Harekete geçirilmiş. Etkinleştirilmiş. Etkinleşik. Harekete geçmiş. Etkinleştirmek.

Influential : Nüfuz sahibi. Kodaman. Sözü geçen. Ensesi kalın. Dişli. Nüfuzlu. Tesirli. Ağababa.

Dramatic : Duyguları kamçılayan. Tiyatroyla ilgili. dramla ilgili. coşkulandırıcı, acılı, feci. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Heyecanlandırıcı. Tiyatro ile ilgili. Gerilimli olan. Hareketli. Heyecanlı. Drama, yani oyun türüne ilişkin özellik. zaman ve öykü yönünden gerilimli ve etkili, yoğunluğu olan yapıt. oyun türü ile kesin ilintisi olmadan, içinde gerilim, çatışma, karmaşık olaylar bulunan herhangi bir yapıt ya da olay. Belirgin.

 

Ascendants : Yükselen. Ufukta görünmeye başlayan. Hakim. Egemen. Üstün. Usul. Ekliptiğin yükselen noktası. Nüfuzlu.

Forceful synonyms : astringents, efficient, business like, self assertive, dynamical, attracting, energetic, emphatic, doughty, able bodied, actives, incontrollable, beefy, firm, efficacious, ascendent, beefier, strong arm, heftier, active, blistering, convincing, cogent, demanding, doughtiest, forcible, difficult, strong, grueling, compelling, heftiest, hefty, dynamic.

Forceful zıt anlamlı kelimeler, Forceful kelime anlamı

Forceless : Zayıf. Kuvvetsiz. Güçsüz.

Unassertive : Hakkını savunmayan. İddaalı olmayan. Kendine güvenmeyen. Güvensiz. İddiasız.

Forceful ingilizce tanımı, definition of Forceful

Forceful kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Full of or processing force. Exerting force. Mighty.