Infolder türkçesi Infolder nedir

  • Etrafını çeviren.
  • Katlayan.
  • Kucaklayan (enfolder olarak da yazılır).
  • Zarflayan.

Infolder ingilizcede ne demek, Infolder nerede nasıl kullanılır?

Infolders : Zarflayan. Etrafını çeviren. Katlayan. Kucaklayan (enfolder olarak da yazılır).

Infolded : Kucaklamak. Zarflanmış. Çevrilmiş. Sarmak. Paketlemek. Katlamak. Kucaklanmış. Katlanmış.

Infold : Paketlemek. Katlamak. Kucaklamak. Sarmak.

Infolding : Kucaklamak. Sarmak. Katlamak. Paketlemek.

Infolds : Paketlemek. Kucaklamak. Katlamak. Sarmak.

Pinfold : Ağıl.

Print microsoft system info text file : Microsoft sistem bilgisi metin dosyasını yazdır.

Info types : Bilgi türleri.

Microsoft system info status : Microsoft sistem bilgisi durum.

Info window : Bilgi penceresi.

İngilizce Infolder Türkçe anlamı, Infolder eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Infolder ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Covering : Tabaka. Kaplama. Mahfaza. Eli, ayağı, yüzü, deriyi; süt, yağ, un vb. yiyecekleri doğaüstü zararlı güçlerin etkisinden korumak amacıyla örtme, saklama. Örtü. Sığınak. Koruma. Perde. Kabuk.

Matchbook : Kibrit kutusu.

Folder : Katlı. Dizin. Broşür. Klasör. Dosya. Katlamacı. Yeni klasör. Cilbend.

Enfolder : Paketleyen veya kaplayan kimse veya şey (ayrıca infolder). Kucaklayan. Saran. Bağrına basan.

 

Second baseman : 2. kaleci.

Backstop : Duvar. Saha arkası çit (beysbol, kriket). Saha arkası çit. Dayanak. Toprak atış siperi. Bandrol konumlayıcı.

Enfolders : Paketleyen veya kaplayan kimse veya şey (ayrıca infolder). Kucaklayan. Bağrına basan. Saran.

File folder : Kağıt dosyası. Dosya. Dosya dizini. Dosya klasörü.

Fielder : Meydancı (kriket). Dış meydanı oyuncusu. Meydancı kriket.

Beleaguerer : Çembere alan kimse. Kuşatan.

Infolder synonyms : first baseman, third baseman, first sacker, second sacker, third sacker, shortstop, catcher, circumambient, infolders.

Infolder zıt anlamlı kelimeler, Infolder kelime anlamı

Attach : Bağlanmak. Yapıştırmak. Bitiştirmek. Tutturmak. İlişkin kılmak. Takmak. İliştirmek. El koymak. Bağlamak. Ekleme yapmak.

Unready : Hazırlıksız. Çabuk davranmayan. Hazır olmayan. Hazır değil. Ağırkanlı.